18.10.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

SAĞLIK ÇALIŞANI GARDİYAN DEĞİL

SAĞLIK ÇALIŞANI GARDİYAN DEĞİL

SAĞLIK ÇALIŞANI GARDİYAN DEĞİL

“İlk defa burada itiraf edeyim. Ben, senelerce yeşil kartlı kanserli çocukları sigortalı hastalardan artırdığım ilaçlarla tedavi ettim. Senelerce bunu yaptım.” diyen Bakan Akdağ, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Asistanlara derdim ki ‘Dikkat et, yarın ilaç hırsızlığı yapıyorsunuz diye karşımıza çıkabilirler.’ Yani bir kutu, iki kutu ilaç kullanıyorsunuz, artan ilacı bir başka çocuğa veriyorsunuz. Hiç kimse sağlık çalışanlarının bu çilesini bilmez. Genelde, sağlık çalışanları bizim bir ihtiyacımızı tam karşılayamazlarsa suçlanırlar. Halbuki ne yapsın. O kadar çok karşılaşmışımdır ki ben. Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan önce gelir bir vatandaş, boynunu büker. Bilirsiniz, bebekler morglarda bekletilirdi. ‘Parasını ya da evrakını getir, seni bırakalım’ diye. Gelir size, hekimi sizsiniz. Genç bir asistanım ben o zaman ya da yeni bir uzmansınız. Genelde hastalarla onlar muhatap olur. Gelir, boynunu büker ve ‘Doktor Bey, hocam ne olursunuz, çocuğumuzu verin gidelim.’ der. Sizin de içiniz parçalanır ama sizin yapacağınız hiçbir şey yok. Herkes çaresizdir adeta.”


O dönemde hastanelerde “Hastayı kaçırmak” şeklinde bir tabir olduğunu belirten Akdağ, hasta hastaneden gittiği için hemşirelerin ve nöbetçi personelin soruşturmaya tabi tutulduğunu bildiğini aktardı.

Sağlık çalışanlarının “Gardiyan” olmadığına işaret eden Bakan Akdağ, buna benzer örneklerin sıklıkla yaşandığını bildirdi.

Akdağ, sağlık çalışanlarının bunlardan dolayı mutsuz olduğunu vurgulayarak, “Sağlık çalışanı iyi bir çevre, iyi bir itibar ister. Tabiatıyla, karşılıklı ölçülü bir saygıya da hakkı vardır. Saygı gösterilmesi gerekiyor, birbirlerine. Özlük hakları açısından da iyileştirmeler ister. En sonuncusu, ödenen ücretler ya da emekliliğe yansıyan ücretler konusu, benim her zaman ajandamda oldu. Birtakım iyileştirmeler yaptık. 16 Nisan bu açıdan da önemli. 16 Nisan’dan güçlü bir ‘Evet’ ile çıktığımızda, ben Türkiye ekonomisinin güçlenerek yoluna devam edeceğine inanıyorum. Güçlenmiş bir ekonomi, daha iyi bir bütçe demektir, daha iyi bir bütçe de özellikle sağlık gibi bizim çok önem verdiğimiz alana daha çok para aktarma imkanımızı sağlar. Böylece özlük haklarını da daha iyileştirebiliriz.” diye konuştu.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ