DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Çok Bulutlu
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi

Memurların karşılaştığı ve kurumlarınca çözülemeyen sorunlar

Yenişafak Gazetesi köşe yazarlarından Ahmet Ünlü bugünkü yazısında memurların karşılaştıkları ve kurumlarınca çözülmeyen sorunlar konusuna …

Memurların karşılaştığı ve kurumlarınca çözülemeyen sorunlar
31.03.2021
24
A+
A-

Yenişafak Gazetesi köşe yazarlarından Ahmet Ünlü bugünkü yazısında memurların karşılaştıkları ve kurumlarınca çözülmeyen sorunlar konusuna değindi.

Ünlü yazısında:

Vekalet aylığı hangi hallerde ödenir şartları nelerdir?

Belediyesinde zabıta memuru kadrosunda görev yapan ve temizlik işleri müdürü olarak tedviren görevlendirilen ….’ün, söz konusu kadroya vekaleten atanması ile adı geçene vekalet aylığı ödenmesi nasıl yapılacaktır?

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından verilen 23/11/2020 tarihli görüşte bu soru aşağıdaki şekilde cevaplandırılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; müdür ve şube müdürü kadrosuna vekaleten atanacak personelin, sınav hariç asilde aranan şartları sağlaması gerektiği, başka bir ifadeyle yönetmelikte sayma yoluna gidilen alt görevlerde ön görülen süreler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde belirtilen süreler kadar toplam hizmetinin bulunması, alt görev sürelerinin hesabında ise, sayma yoluna gidilen alt görevler dışında çalışılan sürelerin dikkate alınmaması gerektiği; vekaleten atanan personele, vekaletin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesine göre yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekaleten atamanın asili atamaya yetkili amir tarafından yapılması, vekalet görevinin fiilen yapılması ve söz konusu yönetmelikte şube müdürü kadrosu için sınav hariç aranan şartların taşınması şartlarının bir arada gerçekleşmesi halinde kurum dışından boş kadrolara vekaleten atananlara; vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren vekalet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebileceği, kurum içinden yapılan vekaleten atamalarda; vekalet görevinin üç aydan fazla devam eden süresi için vekalet aylığı, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ise; zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebileceği, ancak kurum içinden veya kurum dışından dolu kadroya vekaleten atananlara; yalnızca vekalet aylığı ödenebileceği değerlendirilmektedir.

Normal şartlar altında uygulama birliği açısından bu tür görüşlerin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle personel konularında uygulamada dağınıklık olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Benzer Yazımız  AYM, HDP'nin kapatılması davasında ilk incelemesini yarın yapacak

Daire başkanı kadrosuna atanmada işçilikte geçen süreler değerlendirilir mi?
..Büyükşehir Belediyesi’nde 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak 25 yıl hizmeti bulunan ve daha sonra özel kalem müdürü kadrosuna atanan personelin, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki daire başkanı kadrosuna atanabilmesi için işçilik hizmetleri değerlendirilir mi?

Bu soru Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sorulmasına rağmen bu Bakanlık konuyu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan görüş alma yoluyla çözmeye çalışmıştır. Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından verilen 29.09.2020 tarihli görüşte bu soru aşağıdaki şekilde cevaplandırılmıştır.

657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinin 4’üncü fıkrasında; “Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde öngörülen hizmet süresi şartları aranır. Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınır” hükmü yer almaktadır.

Bununla birlikte, memuriyete girmeden önce ya da memurluktan ayrılarak yapılan hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde ne şekilde değerlendirileceği hususu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (C) fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkraya göre, memuriyet dışında serbest olarak çalışılan veya resmi veya özel sektörde geçen süreler; Teknik Hizmetler, Sağlık Hizmetleri, Avukatlık Hizmetleri sınıfları ile Milli Eğitim Bakanlığı kadroları ve basınla ilgili kadrolar için dikkate alınırken, aynı sürelerin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na ait kadrolar bakımından kazanılmış hak aylık derecece kademesinde değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar sebebiyle, resmi kurumlarda dahi olsa 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak işçilikte geçen sürelerin, Genel İdare Hizmetleri sınıfına ait daire başkanı kadrosuna atanmada değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir. Görüleceği üzere, bu soruda dahi özel kalem müdürlüğünün nasıl kullanıldığını göstermektedir. Yani memuriyete sıçrama tahtası olarak kullanılmaktadır.

Benzer Yazımız  CHP'den vefasızlık örneği: Tek gözü görmezken hamallık teklif ettiler

Başka kuruma naklen atananlara yargı kararları nasıl uygulanır?
Haklarında görevden alma vb. idari işlem uygulanan kamu görevlileri bazen kurum değiştirmekte bazen de emekliye ayrılabilmektedir. İşte bu tür durumlarda nasıl bir işlem yapılacağı konusunda tereddütler yaşanmaktadır.

Bu konuyla ilgili olarak 16.2.1978 tarihinde Danıştay Başkanlığı’nın vermiş olduğu istişari görüşte; “Bu durumda birbirinden bağımsız iki işlem olduğu, birinci işlemin durdurulan işlem, diğerinin ise davacının iradesine dayanılarak yani isteği ile emekliye ayrılması veya başka bir göreve atanması yolunda tesis edilmiş olan işlem olduğu; bu işlerden birincisi hakkında verilmiş bulunan iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının yerine getirilmesi gerekli ise de davacı kendi isteği ile emekliye ayrılmak veya başka bir göreve atanmak gibi idareye yeni işlemler tesis ettirilmiş olduğu cihetle hukuki bakımdan ortada yerine getirilmesi gerekli bir karar kalmamış bulunmaktadır.

Ancak verilmiş bulunan iptal kararında davacının isteği ile emekliye ayrıldığı veya başka bir göreve atandığı tarihe kadarki müktesep ve subjektif haklarına ilişkin kısımlarının uygulanmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bütün bu hususların değerlendirilmesi sonucunda yargı kararının uygulanmasında gerçek anlamda maddi ve hukuki bir engel bulunuyor ise; idarece, kişinin kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı veya başka bir göreve atandığı tarihe kadar olan ve yargı kararında öngörülen parasal ve özlük haklarına ilişkin kısımların uygulanması zorunludur” denilmektedir.

Ancak, Ancak, Danıştay 5. Dairesi’nin Esas No: 2007/81, Karar No: 2009/1103 No.’lu Kararı’nda özetle şu ifadelere yer verilmiştir; “. davacının Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin 7.9.1999 günlü müşterek kararnamenin Danıştay Beşinci Dairesi’nin 30.11.2002 günlü, E:1999/4627, K:2002/4108 tarihli kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24.3.2005 günlü, E:2003/262, K:2005/158 sayılı kararıyla onandığı; iptal davası devam ederken, davacının 31.1.2000 tarihinde kurumlararası nakil yoluyla Çevre Bakanlığı’na daire başkanı olarak geçtiği ve Eylül 2000 tarihinde de emekliye ayrıldığı anlaşılmaktadır.

Benzer Yazımız  Beşiktaş Başkanı Çebi'den UEFA'nın ceza kararına açıklama

Yukarıda da değinildiği üzere, 7.9.1999 tarihli görevden alınma işlemi nedeniyle, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının menfaatinin ihlal edildiği açık olup, davacının bu işlemle ilişkisinin dava sonuna kadar sürmesi gerekmemektedir. Bu durumda, söz konusu anayasal ve yasal düzenlemeler uyarınca davalı idarenin bağlı yetki içerisinde bulunduğu açık olup, bu doğrultuda davalı idarenin ilgili idarelerle gerekli koordinasyonu sağlayarak davacıyı Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine iade etmesi gerekirken, dava sürmekte iken adı geçenin başka bir kuruma geçtiği ve daha sonra emekliye ayrıldığı gerekçesiyle davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemektedir.”

Bize göre, dava devam ederken başka kurumlara naklen atama veya emekli olunması durumunda 1978 tarihli istişari görüş yerine Danıştay 5. Dairesi’nin yukarıdaki kararı gereğince davacılara taleplerinin sorularak ona göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.