DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Gök Gürültülü
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi

Hastanede ebeydi, profesör oldu

Anneliğinin yanı sıra iş hayatını da başarılı bir şekilde yürüttü. 2018 yılında profesör oldu. Görev yaptığı fakültenin ebelik bölümü anabilim …

Hastanede ebeydi, profesör oldu
27.03.2021
28
A+
A-

Anneliğinin yanı sıra iş hayatını da başarılı bir şekilde yürüttü. 2018 yılında profesör oldu. Görev yaptığı fakültenin ebelik bölümü anabilim dalı başkanlığına getirildi.

Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner, Nevşehir Sağlık Meslek Lisesi’nden 1989 yılında mezun oldu.

Şişli Etfal Hastanesi doğumhanesinde ebe olarak göreve başlayan Sayıner, sağlık meslek lisesinden anabilim dalı başkanlığına uzanan bir başarıya imza attı.

İş hayatı ve eğitimi bir arada sürdürerek, 2018 yılında profesör unvanı alan Sayıner, 11 yıldır aralıklı olarak Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Ana Bilim Başkanlığı görevini sürdürüyor

EBE FİGÜRÜ,TÜRK FİLMLERİNDE KÖTÜYDÜ

Prof. Dr. Sayıner kariyer sürecini şöyle anlattı:

Sağlık Meslek Lisesine gitmeden önce ablamın ve yengemin doğumuna şahit oldum. İkisi de ebeyle evde doğurdu. Ebe onları sallıyordu, bir şeyler yaptırıyordu. Küçüktüm, çok enteresan geldi.

Türk filmlerinde de ebe figürü, hep kötüydü. Bunların hepsi birleşince ebelikten çocukluğumda hoşlanmamıştım. Ancak küçük yaşta hayata atıldım ve Sağlık Meslek Lisesini bitirdim. Mezun olunca da Şişli Etfal Hastanesinde göreve başladım.

O dönem hemşirelikte yüksek öğrenim yoktu. Ben de 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulu’nda okumaya başladım. Sonra yüksek lisans için Marmara Üniversitesi Kadın Sağlığı Hemşireliği Bölümü’nde okudum. Çünkü ebelikte yüksek lisans ve doktora programı yoktu.

Doktoramı da Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşirelik bölümünde yaptım. Ülkemizde 2013 yılından sonra ebelikte akademik kariyer yapılmaya başlandı. Ben de mesleği daha ileri düzeye çıkmasına katkıda bulunmak için akademik kariyer yapıp, bilimsel çalışmaya yöneldim.

Toplumun ve meslektaşlarımın daha fazla eğitime ihtiyacı olduğunu gördüm. Şimdi İyi ki ebe olmuşum. İyi ki mesleğimizi bilimsel ve akademik olarak iyi bir noktaya getirmişiz diyorum.”

Benzer Yazımız  'Hiç olayın olmadığı yerleri süratli açmak lazım'

KARİYER DE YAPTIM ÇOCUK DA Akademik kariyer yaptığı dönemde evlenip, iki çocuk dünyaya getirdiğini anlatan Prof. Dr. Sayıner, eşinin bu dönemde kendisine hep destek verdiğini söyledi. İl il gezerek normal doğumun teşvik edilmesi yönünde eğitim verdiğini ifade eden Prof. Dr. Sayıner şöyle konuştu: “Yılda en az 13 şehirde meslektaşlarımızla ve hamile kadınlarla bir aradayız. Anne dostu hastaneler uygulamasının önemi, normal doğumun teşviği gibi eğitimlere gidiyorum. Bu ülkede ebelik her zaman önemliydi. Tarihsel süreçte de önemliydi. Tarihteki en eski işaretlere baktığınızda örneğin Göbeklitepe’ye gidin orada da doğumla ilgili işaret var. Her zaman bir kadının doğurması resmedilir ve onun yanında bir kadın vardır. Bu kadın da ebedir. Anneanne ve babaannelerimize biz ‘ebe’ deriz. Çünkü bilge kadındır, ailenin büyüğüdür. Ebe, deneyimi olan, tecrübesi olan kadındır.”

“NORMAL DOĞUMU TEŞVİK EDİYORUZ”

Eğitim çalışmalarında normal doğumun önemine dikkat çektiklerini hatırlatan Prof. Dr. Sayıner şöyle devam etti:

“Sezeryan doğum son yıllarda çok popüler. Oysa kadınlar, ‘Benim doğum günümde bebeğim doğsun, ikizler burcu, koç burcu olsun’ diye çocuklarının doğum tarihini, tayin etmeye başladı.

Eskiden her şeye sabreden kadın yerine şimdi son derece sabırsız bir kadın grubu var. 40 hafta beklemek istemiyor. 36 haftadan sonra doktoruna, ‘Alın bunu karnımdan’ diyor. Sezaryen oranlarının artmasında sadece hekimleri suçlamak asla doğru bir şey değil.

Şimdi sosyal medyada, blogger anneler var. Bir doğum yapmış, hemen doğum uzmanı olmuş gibi ahkam kesiyorlar. Kadınlar ne yazık ki onları takip ediyorlar ve izliyorlar. Doğru ya da yanlış. Sağlık profesyoneli olmayan kişilerden bir takım bilgileri öğrenmeye çalışıyorlar. Oysa böyle anlatılmaması gerekiyor.”

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.