DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Gök Gürültülü

Bahçeli: Zulüm 1453’de başladı diyenlerin sütü lekelidir

MHP Genel Lideri Devlet Bahçeli, “Unutulmasın ki zulüm 1453’de başladı diyenlerin soyu bozuk, sütü lekelidir. Zira 1453’de karadan yürütülen …

Bahçeli:  Zulüm 1453’de başladı diyenlerin sütü lekelidir
31.05.2021
54
A+
A-

MHP Genel Lideri Devlet Bahçeli, “Unutulmasın ki zulüm 1453’de başladı diyenlerin soyu bozuk, sütü lekelidir. Zira 1453’de karadan yürütülen gemilerin, surları döven millet kudretinin eliyle İstanbul çekim alanı, cazibe merkezi olmuş, insaniyetin, merhametin, hakka ve hukuka hürmetin mührüyle sivrilmiştir.” dedi.

İşte Bahçeli’nin toplumsal medya hesabından yaptığı açıklamalar;

Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla başlayan uzun Ortaçağ karanlığı İstanbul’un fethi ile sonlanmış, müteakiben Yeniçağ’ın kapıları açılmıştı. Fetihle birlikte yeryüzünün çehresi değişmiş, Türklüğün muzaffer ruhu aklın, adaletin ve ahlakın cihanşümul daveti haline gelmişti.

Fetih bir istila, bir işgal, bir imha hareketi yahut tevarüs edilen bir medeniyet birikimini yağma ve talan harabeliği değildir. Fetih, iman dolu gövdesiyle gayret eden bir milletin gönül seferi, vicdan seferberliğidir. Çürümeye karşı taptaze ümitlerin dahiyane sedasıdır.

İstanbul’un fethinin yankıları hala devam etmektedir. Görülüyor ki, fethimizin onuruna fetretin ve nefretin zehrini bulaştırmak isteyenler hayli aktiftir. Bizans’ın köhneliğini rehber ve pusula yapanlar 568 yıldır girdikleri şizofren nöbetinde kabuslarla kıvranmaktadır.

Ortaçağ alışkanlıklarından kurtulamayan, ilkel dürtülerinden arınamayan, prensipsiz ve iradesiz eğilimlerinden uzaklaşamayan iç ve dış odakların İstanbul’un fethine karşı tahammülsüzlükleri hiç kuşkusuz tedavisi imkansız klinik bir olay, hatta bir zillet hastalığıdır.

Dünyanın en büyük Türk kenti maalesef ehil ve emin olmayan, neye ve kimlere hizmet ettiği meçhul bulunan tehlikeli bir zihniyetin tasallutu altındadır. Kifayetsiz muhterisler İstanbul’un fetih mirasını ileriye taşımayacak kadar takatsiz, yükseltemeyecek kadar da taksirlidir.

İstanbul, fethimizin düşmeyecek kenti, büyük Hakanımız Fatih’in dev emanetidir. Konstantinopolis sayfası şehit kanıyla mühürlenip kapatılalı 568 yıl olmuştur. Bu sayfayı tekrar açmaya heveslenmek tasfiye ve telini vatan evlatları için mecburi olan köksüz Bizans komplosudur.

Bizans devleti tarihten silinmiş olsa da kokuşmuş hayaleti, zulmet gayeleri dolaşımdadır. İstanbul Türk-İslam medeniyetinin yüz akı, boğazın iki yanına tutunmuş incisi ve Türk milletinin iftiharıdır. İstanbul’suz Türkiye yetim, İstanbul’suz Türk-İslam alemi yalnız ve yuvasızdır.

Benzer Yazımız  MHP Lideri Bahçeli: Maşalık görevine talip olanlar hesap verecek

Efendimizin övgüsüne mazhar olmuş hoş kumandanları, kutlu hünkarımız Fatih Sultan Mehmet Han’ı, manevi başkanlarımızı, fethe memur edilmiş kahraman neferlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum. İstanbul Türk milletinin has bahçesi, coğrafyaların bayraktarıdır.

Unutulmasın ki, zulüm 1453’de başladı diyenlerin soyu bozuk, sütü lekelidir. Zira 1453’de karadan yürütülen gemilerin, surları döven millet kudretinin eliyle İstanbul çekim alanı, cazibe merkezi olmuş, insaniyetin, merhametin, hakka ve hukuka hürmetin mührüyle sivrilmiştir.

İstanbul sevdamızın sancağı, kabul edilmiş dualarımızın mükafatı, zaferlerimizin kaynağı, umutlarımızın vahası, son yurdumuzun ebedi varlığıdır.

Şairin dediği üzere; Bulanık akan sular durulacak tekrar, Gökyüzüne direkler vurulacak yine, Saadet menziline varılacak tekrar, Çağlar üstü bir nizam kurulacak yine.

Sembolik temeli 2017 yılının Şubat ayında atılan Taksim Camii’nin açık ve kapalı alanında 4 bin kişinin ibadeti mümkündür. İstanbul’a bir millet yapıtının daha kazandırılması, inancımızın prestijine muazzam bir katkı sağlanması milletimizi sevince boğmuştur.

Ayrıyeten bugün yerden yüksekliği 369 metre olan Avrupa’nın en büyük kulesinin hizmete sunulması bir başka memnuiyet verici gelişmedir. Artık İstanbul’daki tüm radyo vericileri tek elde toplanarak İstanbul’un hoşluğuna hoşluk eklenecektir.

Bu vesileyle Çamlıca Kulesi’yle birlikte Taksim Camii’nin üretiminde ve hizmete açılmasında emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyor şükranlarımı sunuyorum. Fethimizin 568’inci yıl dönümü kutlu olsun diyorum.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.