DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Yağışlı
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi

Avrupa’nın planı Türkiyesiz Libya

Türkiye destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçlerinin başkent Trablus ve çevresini tamamen Hafter milislerinden temizleyerek stratejik …

Avrupa’nın planı Türkiyesiz Libya
29.03.2021
25
A+
A-

Türkiye destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçlerinin başkent Trablus ve çevresini tamamen Hafter milislerinden temizleyerek stratejik Sirte ve Cufra şehirlerini kuşattığı dönem acil ateşkes çağrısı yapan AB ülkeleri, Trablus’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Fransız Jean-Yves Le Drian ve İtalyan Luigi Di Maio’nun ziyaretinde zamanlama ve verilen mesajlar dikkat çekti. Kaddafi sonrası yaşanan iç savaş dönemine kayıtsız kalan Almanya ve İtalya ile birlikte darbeci Hafter’i destekleyen Fransız bakanların ısrarla dile getirdiği yabancı savaşçılar ve farklı askeri unsurlar vurgusu, AB ülkelerinin Türkiye rahatsızlığı olarak yorumlandı. Suriyeli araştırmacı Fuad Durmuş, 2011 ve sonrası dönemde Libya’da yaşananlara canlı şahitlik ettiğini ve verilen mesajların Türkiyesiz Libya hedefini yansıttığını söyledi. Orta Doğu Uzmanı Emrah Kekilli ise “Ziyaretin zamanlama ve mesaj örgüsü anlamsız ve masum değil” diye konuştu.

MENFAAT AMAÇLI KULLANMAK İSTİYORLAR

SETA Dış Politika Araştırmacısı Emrah Kekilli, konu ile ilgili gazetemize yaptığı değerlendirmede Libya’nın seçilmiş ve meşru yönetimine karşı isyancı çetelere destek veren ülkelerin gelinen noktada hiçbir şey olmamış gibi mevcut durumdan da en karlı çıkma gayretinde olduğunu kaydetti. Kekilli “Hafter’e bağlı militanların karargahlarından Fransız füzeleri çıkmıştı, bunlar hala hafızalarda. Libya’nın geçtiğimiz dönemde istikrarını sarsan güçler sağlanan mevcut ortamı menfaat amaçlı kullanmak istiyor” dedi.

TÜRKİYE ULUSLARARASI SÖZLEŞME İLE GELDİ

Emrah Kekilli “Türkiye’nin Libya’daki varlığı BM’nin de yetkilendirdiği meşru otorite ile yapılan anlaşma çerçevesinde gerçekleşti. Taraflar arasında güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması yapıldı. Bu anlaşma şayet bitecekse de buna Türk ve Libya makamları karar verir; üçüncü taraflar değil. İsyancı General Hafter’in Trablus’a saldırdığı Nisan 2019 tarihinde BM Genel Sekreteri Trabslus’ta idi. Libya Hükümetinin çağrısını ve Libya halkının çığlığını hiçbir ülke duymadı. Hafter’in saldırı ve katliamları cılız kınalamalarla geçiştirildi. Türkiye o günlerde bu çağrıya cevap veren tek ülke oldu ve Libya’nın BM nezdinde de tek temsilcisi olan yönetimi ile anlaşarak gayrimeşru güçlere karşı Ulusal Mutabakat Hükümetine destek verdi. Türkiye’nin Libya’daki varlığı uluslararası meşruiyet çerçevesinde ve yapılan anlaşmalara paralel olarak askeri danışmanlık düzeyindedir” diye konuştu.

Benzer Yazımız  Boğaziçi Üniversitesi Rumeli Hisarı kampüsünde bulunan kafe alev alev yandı

“YABANCI SAVAŞÇILAR” VURGUSU ÖNEMLİ

Alman, Fransız ve İtalyan Dışişleri Bakanlarının Libya ziyaretinde ısrarla belirttiği yabancı savaşçılar konusuna da değinen Kekilli “Bu durum Avrupalı siyasetçilerin değil Libya Ulusal Birlik yönetiminin perspektifi dahilinde ele alınmalı. Elbette Libya’nın siyasi, ekonomik ve askeri geleceği açısından bu konu önemli. Ancak 2014 yılından bu yana istikrarı, güvenliği ve ülkenin bütünlüğünü tehdit eden unsurun Hafter ve onun saflarında savaşan paralı askerler olduğu da bilinmeli. Libya’da bir yandan illegal yabancı askerler gerçeği var diğer yanda bu güçlere karşı yardıma çağrılan yabancı unsurlar var. Bu konu tamamen Libya hükümetinin inisiyatifindedir” ifadelerini kullandı. Kekilli ayrıca ülkede sağlanan kısmi istikrara rağmen Başkent Trablus’un halen güvende olmadığını ve Hafter tehlikesinin devam ettiğini de sözlerine ekledi.

AVRUPALI BAKANLAR RAHATSIZ

Araştırmacı Fuad Durmuş gazetemize yaptığı açıklamada süreci ve gelinen noktayı şu sözlerle özetledi: ‘2014 yılında hem Hafter hem de DEAŞ Libya halkına ve seçilmiş yönetime karşı savaş açtı. Derne, Sirte ve Ecdebiye o dönem DEAŞ’ın belirli oranda kontrolüne geçti. Avrupa ülkeleri bu durumdan rahatsız olmadı. Aynı günlerde Hafter darbe girişiminde bulundu ve başarısız oldu. Ardından Tobruk’a gelip Trablus yönetimine karşı askeri isyan sürecini başlattı. BAE tarafından fonlanan Hafter’in ilk destekçileri Kaddafi yanlısı Libyalılar oldu ve ardından Çad, Nijer, Somali ve Mısır’dan binlerce militan Libya’ya getirilip Hafter’in isyan ordusuna katıldı.

Bu süreçte BAE finansman olarak Hafter’in yanında yer aldı. Fransa uçakları, silah ve cephaneleri ile Hafter’e açık destek verdi. Hafter DEAŞ’a karşı mücadele argümanını kullandı ancak doğrudan Libya ordusunu hedef aldı. İlk saldırdığı nokta da Bingazi oldu. Fransa bu süreçte DEAŞ bahanesiyle Hafter’e kara ve havadan destek verdi ve Bingazi’nin isyancılara geçmesi ile birlikte Bingazi Havaalanı’na yerleşti. Bu süreç 2018 yılında Rusya’nın da dahil olması ile farklı bir boyut kazandı ve Trablus saldırısı başladı. Tıpkı Suriye örneğinde olduğu gibi DEAŞ resmi bahane ve uluslararası meşruiyet aracı olarak kullanıldı. Savaş ise Libya’nın meşru yönetimine karşı verildi. Fransa, 2011 yılından itibaren Libya’da tek güç olmak istiyor. Rusya’nın dahil olması bir anlamda Hafter cephesini de böldü ve bu durum Trablus savaşında UMH güçlerinin işine yaradı.

Benzer Yazımız  Büyük firmadan Türkiye'de cep telefonu hamlesi

BİNGAZİ BAŞKENT YAPILACAKTI

Avrupalı Dışişleri Bakanları Trablus ziyaretinde Libya’nın imarı, petrolü, askeri ve siyasi yapılanmasında yer almak ve ön alma amaçlı Trablus’a geldi. Bu kapsamda Türkiye’nin varlığından rahatsız oluyorlar. Türkiye’nin etkin desteği ile başkent Trablus son anda işgalden kurtarıldı. Arından Tarhune, Zintan, Sırman, Subrata, Alajilat, Watya Hava Üssü, El-Karyan, Şuveyref, El Sadade, Beni Velid ve El Zintan gibi kritik beldeler Hafter ve destekçilerinden temizlendi. Bu durum başkent Trablus’un ve bir anlamda Libya’nın işgali umutlarını da bitirdi. Rusya, Mısır, BAE ve Avrupalılar bir dönem Hafter’den Bingazi’yi başkent olarak ilan etmesini istediler. Çünkü Kaddafi öncesi dönem Bingazi Libya’nın başkentiydi. Bu yöntemle de BM ve diğer uluslararası arenada Ulusal Mutabakat Hükümetini by-pass etmeyi hedeflediler. Ancak Türkiye diplomasi alanında da güçlü hamleler yaptı ve bu plan da çöktü.

YILMAZ BİLGEN

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.