15.10.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

4. Halk Sağlığı Günleri Programı Başladı

4. Halk Sağlığı Günleri Programı Başladı

4. Halk Sağlığı Günleri Programı Başladı

Sağlık Bakanlığı ile Sağlık-Sen SASAM Enstitüsü işbirliğiyle ‘Sağlıkta Millileşme ve Yerlileşme’ başlığı altında düzenlendiğimiz 4. Halk Sağlığı Günleri programımızın açılışı gerçekleşti.

Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi Pavel Ursu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TBMM Aile, Sağlık, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi ve Ak Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü İbrahim Barbaros Akçakaya ve SASAM Sağlık Politikaları Direktörü Prof. Dr. M. Necmi İlhan’ın konuşmalarını gerçekleştirdiği programa yoğun katılım sağlandı.

BİRİNCİ: MİLLİLİK İLE YERLİLİK DE AYRILMALI

Bakan Yardımcısı Birinci, sempozyumda yaptığı konuşmada, sağlıkta dönüşümde Türkiye’nin 10 yılda dünyanın hiçbir ülkesinin başaramadığı bir noktaya geldiğini belirterek, anne ve bebek ölüm oranlarındaki düşüşün bunun en önemli gösterdiği olduğunu vurguladı.

Sağlıktaki dönüşüm sürecinde hiçbir ülkenin model alınmadığını ifade eden Birinci, “Sağlıkta bir milli politika izlenmiş, milli bir davranış gerçekleştirilmiştir.” ifadesini kullandı.

Bakan Yardımcısı Birinci, İstanbul’da yönetecilik yaptığı dönemde Çin Sağlık Bakanlığı temsilcileriyle bir görüşme yaptığını anımsatarak, “Çinliler sağlıktaki çalışmaları yerinde incelediklerinde bize, ‘Çinliler gibi para harcayıp, Avrupalılar gibi sağlık hizmeti veriyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz. Onun için buradayız’ dediler. Gerçekten çok şaşırdık. Bu süreçte, sağlık emekçilerinin büyük katkısı oldu. Herkes çalışma hastalığına yakalandı. Biz toplumun birçok hastalığına odaklandık ama hiçbir çalışanımızın çalışma hastalığını tedavi etmeye kalkmadık. Bu süreçte, bizi başarılı kılan en büyük etkenlerden birisi de buydu.” diye konuştu.

Millileşmenin tek başına sağlığın işi olmadığını vurgulayan Birinci, şunları kaydetti:

“Türkiye’den başka gelecekte kendi ülkesiyle alakalı güçlü hayaller kuran başka bir ülke yok. Gençlerin hayal kurabildiği bir ülkeyiz. Çevredeki hiçbir ülke yüzde 50’si kendi ülkesinin var olacağına bile inanmıyor. Bizim için en önemli milli hamle, kendi çocuklarımızın bu ülke için daha iyi hayal kurmalarını sağlamakla yetişmelerini sağlamak. Millileşmenin yerlileşmeden de ayrılmasını gerektiğini düşünüyorum. Bazen yerliler de milli olamıyor. Bize 15 Temmuz’da bomba atan o hainler, bizim ülkemizin hesapta yerli çocuklarıydı. En büyük enjeksiyonumuzun, millileşme tarafında olması gerektiğini düşünüyorum. ”

Birinci, tıbbi malzeme ve sarf malzemelerinin yüzde 20’sini Türkiye’nin üretebildiğine dikkati çekerek, ilaç ve sarf malzemelerinin toplam sağlık hizmetinin yüzde 30’unu oluşturduğunu söyledi.

Sağlık hizmet kapasitesinin de dövizdeki gelişmelerden etkilendiğini ifade eden Birinci, “Kendiniz de üretseniz, hammadde ve stratejik teknolojileri elde etmede uzun vadede ciddi kaynak harcayacağınız için sağlıklı olmayı temele almak, hastalıkları oluşmadan önlemek bizim için en önemli hamledir.” dedi.

YALÇIN: SAĞLIKTA ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜ YAŞANDI

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da konuşmasında, sağlıkta son yıllarda bir zihniyet dönüşümü yaşandığını, bu değişimin, memnuniyetle karşılanması gereken dönüşümlerden biri olduğunu kaydetti. Tamamlayıcı tıbbın, gelenek ve gelecek arasında önemli bir köprü kurduğunu söyleyen Yalçın, “Modern ve geleneksel tıbbın birbirinin zıddı olarak görüldüğü anlayış terk edildi. Artık “tamamlayıcı tıp” kavramı ile gelenek ve gelecek arasında önemli bir köprü kuruldu. Bu dönüşümü, geçmişi yüceltmek olarak değil geleceğe dair birikim aktarımını sağlamak olarak görüyoruz” dedi.


Yerlilik ve millilik cümlesini önemsediklerini dile getiren Ali Yalçın, “Sayın cumhurbaşkanımızın önemli bir adım olarak açıkladığı yerli aşı ve dışa bağımlılıktan kurtulmayı önemsiyoruz. Dışa bağımlılığımız ne kadar az olursa, yerlileşme o kadar artmış demektir. Sağlık çalışanlarını korumak ve sağlık çalışanlarının yaşam kalitesini yükseltmektir. Hayatımızın en kötü anlarında bize hizmet veren sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığını görüyoruz. Bir hekim arkadaşımızı şiddete kurban verdik. Canından olma pahasına can kurtarma derdinde olan sağlık çalışanlarının daha iyi çalışma ortamlarına sahip olmaları hem insani sorumluluk hem vicdani yükümlülüktür. Sağlık-Sen’imizin elde ettiği fiili hizmet süresi zammı konusunu yeterli bulmuyoruz. 6 yıla bir yıl yerine, 5 yıla bir yıl olmalı ve geriye dönük verilmelidir” İfadelerini kullandı. 3600 ek gösterge konusunda, sağlık çalışanları dahil olmak üzere kapsam ve memnuniyet genişlemesi yapılması gerektiğini de belirten Yalçın, yerli ve milli sağlık politikası konusunda evrensel bir paradigmanın hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sağlık Bakanlığı’nın attığı adımları takip ettiklerini belirten Yalçın, bu çalışmaların daha kuşatıcı ve kaliteli olması için Sağlık-Sen ve SASAM’ın da çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Halk sağlığının sadece Sağlık Bakanlığı’nın konusu olmadığını belirten Yalçın, “Sağlıklı beslenme Milli Eğitim Bakanlığı’nın, sağlıklı gıda Tarım Bakanlığı’nın konusu. Helal gıda konusu, olmazsa olmazdır. Ne yediğimizi ne içtiğimizi bilmediğimiz bir ortamda, sağlıktan söz edemeyiz. İşin özü helal gıdadır. Bu çözüldüğünde insan sağlığını tehdit eden kimyasal sorunların çözülmesi birçok sorunu da çözecektir” şeklinde konuştu.

TAMER: ŞİDDET, TOPLUMSAL SORUN

TBMM Aile, Sağlık, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi, Ak Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, sağlık hizmetlerinde 2002 yılının bir milat olduğunu söyledi. Sağlık hizmetlerinin sunulmasında bir devrim yaşandığını belirten Tamer, “Sağlık hizmetlerinde uluslararası kabul görmüş iki ölçü vardır. Anne ve bebek ölümleri. Türkiye’de bebek ölümleri binde 34’lerde iken, bugün binde 7’lere kadar inmiştir. Anne ölümleri ise yüz binde 64 iken bugün yüz binde 16’lara indi. Bir yatakta iki hasta bakılan günlerden, şehir hastanelerine geçiş yapmış bulunuyoruz. Nitelikli yatak oranları yüzde 50’nin üzerine çıktı. Bizim amacımız 2023 vizyonu olarak ifade ettiğimiz hedefler arasında Türkiye’de nitelikli yatak oranını yüzde 100 seviyesine getirmektir” şeklinde konuştu.

Sağlıkta şiddet konusuna da değinen İsmail Tamer, sağlıkta şiddetin alınan tedbirlere rağmen giderek arttığını görmenin üzüntüsünü yaşadıklarını kaydetti. Yaptıkları araştırmada sorunun sadece şiddet uygulayanla sınırlı olmadığını, şiddetin toplumsal bir sorun olduğunu, kadına şiddet, çocuğa şiddetin de bunun bir göstergesi olduğunu belirtti. Millileşmenin çok önemli olduğunu da sözlerine ekleyen Tamer sağlığın pahalı bir sistem olduğunu, yerlileştirme ve millileştirme ile bu hizmeti daha ucuza mal etmenin öneminin tartışılmaz olduğunu dile getirdi.

URSU: SASAM, İTİBAR OLUŞTURDU

Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi Pavel Ursu da konuşmasında, SASAM tarafından her yıl düzenlenen Halk Sağlığı Günleri’nin, halk sağlığı sorunlarına odaklanarak bir itibar oluşturduğunu söyledi. Ursu, bu yıl ele alınacak sağlıkta millileşme ve yerlileşme konusunun, hepimize küreselleşmenin yararları, bağlantıları ve zorluklarını tekrar ele alma ve bu bağlamda Türkiye’nin sahip olduğu kıyaslanabilir avantajları inceleme fırsatı sunacağını ifade etti.

AKÇAKAYA: HALK SAĞLIĞI GÜNLERİ ÖNEMLİ

Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü İbrahim Barbaros Akçakaya da, bu yıl dördüncüsü yapılan Halk Sağlığı Günleri’nin 3 ve 4. cüsünü SASAM ile birlikte yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Bu yılki Halk Sağlığı Günleri’nin, ülkemizin içinde bulunduğu duruma paralel Sağlıkta Millileşme ve Yerlileşme başlığı ile yapıldığını belirten Akçakaya, programa katılan uzmanların da bu sürece olumlu katkı yapacağına inandıklarını ifade etti.

İLHAN: SAĞLIK POLİTİKALARINA KATKI SUNUYORUZ

SASAM Sağlık Politikaları Direktörü Prof. Dr. M. Necmi İlhan, Halk Sağlığı Günleri’nin bu yıl dördüncüsünü gerçekleştirmiş olmamamızın, kurumsallaşmanın bir göstergesi olduğunu söyledi. Halk Sağlığı Günleri’nin ilkini sağlık okuryazarlığı araştırması ile yaptığımızı hatırlatan İlhan, SASAM olarak yaptığımız araştırmalar, yayınlanan bilimsel makaleler ve araştırmalarla sağlık politikalarına katkı sunduğumuzu belirtti.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ