DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Mevzi Sağanak
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi

10 milyon kişi risk grubundaki konutlarda oturuyor

KENTSEV’in araştırmasına göre 33 milyon insanın yaşadığı İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli’de, içerisinde insanların yaşadığı …

10 milyon kişi risk grubundaki konutlarda oturuyor
22.03.2021
66
A+
A-

KENTSEV’in araştırmasına göre 33 milyon insanın yaşadığı İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli’de, içerisinde insanların yaşadığı yaklaşık 2,9 milyon konutun 17 yaş ve üzerinde olduğu tespit edildi. Yaşlı konut statüsünde olan ve risk grubunda bulunan bu konutlarda ise 10,5 milyon insan yaşıyor.

“KONUT YAŞI VE DEPREM ARASINDA DOĞRUDAN BİR İLİŞKİ VAR”

Yaşlı konut stokunun özellikle eski yerleşim yerlerinde yoğun olduğunu kaydeden Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi şeklinde Haldun Ersen, “Kentsel dönüşüm sadece İstanbul’u değil, tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir durum. Yaklaşık 33 milyon insanın yaşadığı ülke nüfusunun yüzde 40’ının ikamet ettiği 6 büyük kentinin konut stokunu araştırdık. Çünkü, konutların yaşlanması ile deprem arasında doğrudan bir ilişki var. Bu nedenle yaşlı konutları bertaraf edebilmemiz için bu araştırmayı ortaya koymamız önem arz ediyordu” dedi.

“RİSKLİ YAPI TESPİT YERİNE DİREK GÜÇLENDİRMEYİ TERCİH ETMELİYİZ”

Faya yakınlık durumuna göre riskin arttığını söyleyen Dr. Cem Yenidoğan, “Zemin, bina özellikleri ve mühendislik işlemleri oldukça önem arz ediyor. Tasarım yaparken bizim için güvenlik, ekonomik ve estetik dediğimiz üç kavram önemlidir. Güvenliği sağlayamaya çalışırken ekonomiyi de düşünmek zorundayız. Bir bina sizi öldürmeden binayı boşaltmanıza fırsat sunuyorsa bizim için o bina görevini yerine getirmiştir. Deprem yalıtımı ve sönümleyiciler gibi yöntemleri kullanabiliriz. Riskli yapı tespit yerine direk güçlendirmeyi tercih edebilirsiniz. Çok düzgün zemini olan bir bölgedeki bina eğer yanlış mühendislik hizmeti aldıysa zayıf görülen bir bölgedeki binadan daha fazla hasar görebilir. Doğru teşhis yapabilmek için binaya bakmak gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“VERİ OLMADAN İYİLEŞTİRMENİN İMKANSIZ”

Haldun Ersen, araştırmaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“İstanbul’daki 4,6 milyon konuttan 1,4 milyonu, Ankara’da 1,8 milyon konuttan 540 bini, İzmir’de 1,5 milyon konuttan 510 bini, Bursa’da 940 bin konuttan 206 bini, Antalya’da 820 bin konuttan 106 bini ve Kocaeli’de 580 bin konutun 116 bini 17 yaş ve üzerinde bulunuyor. TÜİK verilerine göre ise hane halkı ortalaması İstanbul’da 3,8, Ankara’da 3,6, İzmir’de 3,4, Bursa’da 3,7, Antalya’da 3,6 ve göre Kocaeli’de de 3,9 olarak açıklandı. Bu iki rakamlar çarpıldığında, yaklaşık olarak İstanbul’da 5,3 milyon kişi, Ankara’da 1,9 milyon kişi, İzmir’de 1,7 milyon kişi, Bursa’da 765 bin kişi, Antalya’da 383 bin kişi ve Kocaeli’de 452 bin kişi riskli evlerde yaşıyor.”

Benzer Yazımız  Başkent'te ikisi eski binbaşı 13 firari FETÖ'cü yakalandı

Veri olmadan iyileştirmenin imkansız olduğuna dikkati çeken Ersen, “Daha önceki yaptığımız araştırmada da ilçelerdeki hasarlı konut sayısını belirlemiştik. Araştırma yaptığımız altı şehirde gerçekleşecek olası bir depremde ne kadar kişinin bu felaketten etkileneceğini ortaya koyduk. Konutla etkilenecek insan sayısı arasındaki ilişkiyi paralellik gösteriyor” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE KONUTLARIN YÜZDE 80’İ YAŞLI STATÜSÜNDE

Türkiye’nin deprem riskinin büyük olduğu bir coğrafyada bulunduğunu dile getiren Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Cem Yenidoğan, “İstanbul, içerisinde yaşayan nüfusla birlikte ciddi bir riskle karşı karşıya. Bu riski azaltmak için çeşitli çalışmalar yapılıyor. Türkiye ve İstanbul bazında yaptığımız çalışmalarda konut yapı stokunun yüzde 80’inin 2000’li yıllarda yapıldığını görüyoruz. Konutlar nasıl yenilenebilir veya güçlendirilebilir konusunda ciddi çalışmalar yürütülmekte. Binaların tabanlarına ve ara katlarına yerleştirilen ileri teknoloji cihazları deprem olmadan önce bir kolon vazifesi görüyor. Deprem sırasında oluşabilecek hasarları minimize ederek yaşanabilecek kayıpları en aza indiriyor” dedi.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.