19.04.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Yoğun bir çalışma ortamında çalışan hemşireler;

Yoğun bir çalışma ortamında çalışan hemşireler;

Yoğun Bir Çalışma Ortamında Çalışan Hemşireler;

Hemşirelik özveride bulunan bir meslek olarak görülebilmektedir. Hemşirelere “fedakar, cefakar” sıfatları yakıştırılır ve hemşireler kendi gereksinimlerini gözardı ederek insanları hizmet veren kişiler olarak idealize edilir.

Hemşirelik, aileyle bireyin ve çevrenin entegrasyonunu göz önüne alındığında hem bireyi değil hem de sağlığı koruma ve toplumsal gelişme işlevlerini aynı anda yerine getiren dinamik bir süreç olarak ortaya çıkmaktadır. Hemşirelik bir disiplin yardımcısıdır.

Başkaları tarafından anlaşılmak temel insan gereksinimlerinden biridir ve bu anlayış, kurulan kişilerarası ilişkilerin de temelini oluşturmaktadır. Bunun için kişinin duygularını, düşüncelerini, gereksinimlerini ifade etmesini kolaylaştıran, iletişimi açık tutan teknikler kullanılmalıdır.

Yoğun bir çalışma ortamında çalışan hemşireler; 

Gün boyunca hastalarına ulaşabilir, bakım yapabilir ve empatik kanallarda hastalarının yaşamlarına yardımcı olabilir. Hemşireye ulaşmak, ona ulaşmak, onu değerlendirebilmek, onu anlamaya çalışmak, ona bakmak, onu tanımak ve ilgilendiği hastaya yardım etmesine güvenmek önemlidir.


Hemşire ancak iletişim bilgi ve becerisiyle bakım verdiği hastasına ulaşabilir. Öte yandan gün içinde bunu sağlarken tükenen enerjisiyle ev içerisindeki kadın olma, eş ve ebeveynlik rollerinin devamlılığını da sağlamak zorundadır. Bunu sağlamaya çalışırken ailesine daha az zaman ayırabilmekte ve çocuklarıyla daha az iletişim kurabilmektedir. Nitekim aile üyelerinin birbirleriyle yeterince etkili iletişim kuramamaları, karşısındaki kişinin duygularını ve neden böyle bir tepki verdiğini anlayamamasına sebep olmaktadır.

Bireyin doğduğu çevrenin özellikleri,

Çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkiler ve yaşadığı deneyimler onun gelişimini çeşitli şekillerde etkilemiştir. Olumlu çevresel koşullar bireyin olumlu gelişimini desteklerken, olumsuz çevresel koşullar kişinin gelişimini birçok açıdan önleyebilir. Bireyin yakın çevresi ile olan ilişkiler, onun dünyayı ve kendisini algılamasını şekillendirir.

Kişilik özelliklerine bağlı olarak,

bazı çocuklar aynı zamanda bireysel farklılıkları yaşarken kendilik algılamaları yaşar. Olumsuz duyguların oluşumundaki bu engellere dayanarak, kişiler arası bir ilişkinin etkili iletişim becerileri, güven, güven ve anlayışa dayalı empatik bir anlayışla yatar. Ebeveynlerin çocuklarıyla yaptıkları etkili iletişim, şüphesiz, muadilleriyle daha psikolojik paylaşımın sağlandığı ve sağlıklı ve uyumlu ilişkilerin kurulduğu ve sürdürülebileceği bir ortam sağlar.

Hemşirelikte Empatisi hakkında bazı gerçekler, Hemşirelerin hastaya gösterilebildiği sabır, hoşgörü ve empatik yaklaşımını acaba kendi ailesine göstermesi için neler yapmalıyız?

İletişim, iki kişinin birbirlerini duygu, düşünce ve iletişim paylaşarak paylaştıkları çok kanallı bir süreçtir. Bu bir iletişim, kişisel bir yetenek değil, bir dizi öğrenilmiş teknik. Yaşamsal bir reçetesi var. İletişim tekniği kişisel kavram, kişisel güven ve kişilik ile yakından ilişkilidir.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. uzm.dr dedi ki:

    bir uzman hekim olarak yazıyorum ve şu gerçeği haykırmak istiyorum.sağlığın temel taşı sağlık memurları ve hemşirelerdir.pratisyen hekim olarak sağlık ocağından tutunda şimdi hastane çalışıyorum 19 yıldır hekimim.bu arkadaşlar olmasa sağlık çöker, temel kişiler bunlardır tedavi eden elllerdir,şifa dağıtan ellerdir.hasta odaklı birebir çalışanlardor.hasta ile,hasta yakını ile bizlerle diyoloğ içinde olan bu arkadaşlardır.acil serv.ameliyatgane,yoğun bkm,diyaliz,servisler her alanda çalışır hizmet ederler,reçete yazmak nedir ki zaten ördür bile hazırlıyorlar 15 yıllık hemşire olsun saglık memuru olsun rahatlıkla bir pratisyen hekim gibi çalışır gereğini yapar yeni atanmış bir pratisyen hekim ellerine su bile dökemez sağlık memurunun hemşirenin..diğer tüm birimleri röntgen,laboratuar,mr,tomo,vb yerler özelleşmeli zaten bir makine başına 3 er kişi duruyorlar herşeyi makine yapıyor hiç birsey üretmiyorlar sistemin içinde yer almazlar.röntgen olmadan laboratuar olmadan 5 yıl saglık ocağında hekimlik yaptım çakallar yaptığınız işmidir bir hemşirenin bir sağlık memurunun yanında .sanki şimdi her tarafta röntgen laboratuar varda aile hekimlerinde ,toplum sağ merklerinde.ne yapıyonuz hasyaylamı ilgileniyorsunuz hasta yakınıyla ilgileniyorsunuz al numuneyi koy makineye çalışsın onaylama yetkiniz bile yok bir enjeksiyon yapma tansiyon ölçme yetkiniz bile yok kendinizi sağlık personelimi zannediyorsunuz.eskiden laboratuar olsun röntgen birimi olsun tomoğrafi olsun,mr ünütesi olsun kişilere 20 gün sonraya gün verirdiniz o kadar sayınız olmasına rağmen bu hastaları eritin randuvuları böyle vermeyin yok efendim 5 saat çalışıyoz mesaiye ancak bu kar kişiye bakıyoz derdiniz.şimdi her taraf özelleşti tomo olsun mr olsun 3 güne randuvu veriliyor yaptığınız iş bu işte.özele tahlil gönder 1 gün sonra elinde.saglık demek hasta demek hasta yakını demek-dr-hemşire-saglık memuru demektir gerisi hep angarya.bakın yavrular bir hemşire saglık memuru sizin yaptığınız işleri kolaylıkla yaparlar ki yapıyorlarda ancak siz lab,röntgen onların yaptığı işleri yapamazsınız yetkiniz yoktur.bir seviste, yoğun bakımda, ameliyathanede,acilde çalışamazsınız ancak onlar çalışır.tedavi nedir bilmezsiniz,aşı nedir,ilaç nedir,müdahale nedir bilmezsiniz daha size ne anlatayım.bir olayda insanlar dortor yokmu hemşire sağlıkçı yokmu diye bağırır siz hiç duydunuz mu sizleri çağıran müdahale etmenizi bekleyen şunu kafanıza sokun siz saglık personeli değil materyal üzerinde çalışan kişilersiniz.meslek hayatım boyunca yaptıkları hizmetlerden dolayı hemşire ve saglık memuru arkdşlara teşekkürü bir borç bilirim.bir sey yapılacaksa bu arkadaşlara yapılamalıdır.İYİLEŞTİRMELER SADECE VE SADECE HASTANELERDE GÖREV YAPAN ÇALIŞAN PERSONELE YAPILMALIDIR ÇÜNKÜ İŞ YÜKÜNÜ BU ARKADAŞLAR ÇEKMEKTEDİRLER

BİR YORUM YAZ