22.07.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Sağlık Çalışanının İsyanı

Sağlık Çalışanının İsyanı

Sağlık Çalışanının İsyanı

Dün 14 Mart Tıp Bayramı idi ve tüm sağlık çalışanları yıpranma payı, döner sermayenin emekliliğe yansılatılması, ek göstergenin 3600 olması, 25 yıl ve üzeri çalışan personelin nöbetten muaf tutulması, senelik izinlerde sabit üstü döner sermayenin kesilmemesi, yüksek lisans yapan personelin uzmanlık unvanına uygun alanlarda çalıştırılması, maaşlarda iyileştirme gibi beklentilerinin tavan yaptığı ve müjdeler beklediği bir gündü.


Ancak görünen o Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız dışında kimse için çok daönemli değildi bu konular. Eski bir sağlık çalışanı olarak mesleğe devam eden bir dostumu aradım ve tıp bayramın kutlu olsun dedim. Demeseydim. Epilepsi hastası olan arkadaşımdan nöbet tutmadığı için raporunu hakem hastaneden yenilenmesi istenmiş. Kırgın ve üzgündü. Ben zaten bir hastalıkla mücadele ediyorum ve işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Cezalandırılır gibi benden hakem hastaneden sağlık raporu isteniyor. Ancak il Sağlık Müdürlüklerinde hiç bir sağlık problemi olmadığı halde geçici görevle yıllardır çalışan personelden bu talep edilmiyor. Ayrıca sağlık problemi nedeni ile hakem hastaneye gidemeyeceğim başka bir çözümü yok mu diye sorduğum ve hayır cevabını aldığım kişi sağlık personeli olarak yıllardır geçici görevle il sağlık müdürlüğünde masa başı çalışıyor. Bu arada sene olarak da benden daha az çalışmışlığı var. Geçici görevin bir süresi yok mudur? Yıllarca insanlar geçici görevle çalışabilir mi? Bunun neden güncellenmesi istenmez. Sonuçta geçici görevle İl Sağlık Müdürlüğünde çalışıyor döner sermayesini hastaneden alıyor.  O zaman almasın döner sermaye. Belki bizim pyımıza düşen artar. Bu geçici görevin bir yönetmeliği ve yönetmelikte belirtilen süresi yok mudur? Varsa uygulanıyor mu? Ben dedi sağlık personeli olarak daha asaleti tasdik olmamış EEG teknikeri EEG de çalışmak istemediği için onun yerine EEG’yi ben  çalışıyorum. Devlet boşuna mı EEG teknikeri atıyor. O da mutemetlikte kalifiye eleman olarak yetişiyormuş dedi. Bununla da bitmiyor, hastanemize atanan müdür ve müdür yardımcılarının sağlık sektörü ile alakası yok. Hele biri devlet memuru bile değil dedi.  14 Mart Tıp Bayramı ya dedi hastanemizde tek bir yöneticiyi, sendika temsilcisini sahada  görmek nasip olmadı. Böyle Tıp bayramı kutlu olsun diyorsan olsun dedi. Ben de hadi Allah’a emanet ol dedim kapattım. Sağlıkçının derdini bir Cumhurbaşkanı birde Sağlık Bakanı anlıyor. E onlarda tüm kurumlara yetişemezler ya. Bir 14 Mart Tıp Bayramı daha geldi de geçti. Sonuçta Sağlıkçıyı  bir Cumhurbaşkanı birde Sağlık Bakanı önemsedi. E onlarda tüm kurumlara yetişemezler ya. Bir 14 Mart Tıp Bayramı daha geldi de geçti.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. hemşire dedi ki:

    SAĞLIK SEN BU NE?HANİ YIPRANMA, HANİ MÜJDELER.ALIRIM BAK YETKİNİ ELİNDEN….SAĞLIK ÇALIŞANLARI.

  2. saglık teknisyeni dedi ki:

    böyle bir bakanlığın personeli hemşiresi olmaktan utanç duyuyorom gücüm olsa başka bir kuruma geçer mis gibi masa başında çalışırım,ne hasta altı temizlemesiyle,ne banyosuyla,ne enfeksiyonlarıyla,ne bulaşıcı hastalıklarıyla nehafta sonu,bayramı,gecesi nöbetiyle uğraşırım.emeğimizin karşılığı en düşük memur maaşı değildir bir imam günde 1,5 saat çalışır 3200 maaş alır bir öğretmen haftada 15 saat derse girer 4500 tl alır bir polis bis asker 5000 tl ye yakın maaş alır yıpranma erken emekliolurlar bizler reziliz son 25 yıldır hiçbirseyiz verilmemiştir.sendikadan istifaysa istifa sonuna kadar hiç olmazsa kendilerini hesaba çekerler koyun gibi üye olmaktansa.SAĞLIK SEN BU NE HANİ YIPRANMA HANİ MÜJDELİ HABERLER.ALIRIZ BAK YETKİNİ ELİNDEN SAGLIK ÇALIŞANLARI

  3. hemşire dedi ki:

    14 Mart Tıp Bayramını geride bıraktık. Günlerdir “Müjde 14 Mart’ta yıpranma payı geliyor“ diyerek yaygara koparan sözde yetkili sendikasının bu sene de sözlerinin yalan olduğu ortaya çıktı.

    5 senedir hep aynı müjdeyi verip, hayırlı olsun mesajları atan bu zihniyetin sağlık çalışanlarını yine kandırdığını cümle âlem bir kez daha gördü.

    Ankara’da bin bir takla ile kendilerini resmi törenlerde ziyaretçi locasına aldırıp, biz kazandık demek için bekleyip hesap yapanların yine hesapları şaştı.

    İplikleri pazara çıktı.

    Kendileri inandı mı bilmiyoruz ama yalanları 14 Mart’ın yatsı namazından hemen sonra ortaya döküldü.

    Yüzleri kızarmış mıdır, biraz utanmışlar mıdır?

    Bu vatandaşlar çıkıp tüm sağlık çalışanlarından özür dileyecekler midir?

    Bu soruların cevabını bilmiyoruz.

    Bildiğimiz bir şey vardır. O da, hak verilmez alınır gerçeğidir. Bunu, bizim mücadele ile elde ettiğimiz kazanımlarımız kadar, Malum-Sen’in eylem yapmadan, sağlık çalışanları için hiçbir çalışma yapmadan, emek harcamadan 5 yıldır yıpranma payını alıyoruz diyerek oyalaması da göstermiştir.

    Müjde ve yalanlarla kazandık diyenlerin hep kaybettirdiğini çalışanlar görmüştür.

    Bu Malum-Sen’e oturarak başarıya ulaşan tek varlığın tavuk olduğu gerçeğini hatırlatıyoruz.

    Hastanede koltuk tutup, Ankara’da ziyaretçi koltuklarına sıkı sıkıya yapışarak sorunlar çözülmez. Bu vesileyle sağlık çalışanlarına da bir hatırlatma ve gereğini yapmaları için çağrıda bulunuyoruz.

    5 yıldır yıpranma payı müjdesi verip,14 Mart’ı zehir eden, toplu sözleşmede attığı imza ile çalışanın ekonomisini yok eden bu malum-sen’e daha ne kadar katlanacaksınız? 244 bin sağlık çalışanı bunlara üye olarak kalmaya devam ettiği takdirde sorunlar artarak devam edecektir.

    Zalimin zulmüne katlanılırsa zulüm daha artacaktır. 244 bin sağlık çalışanı arkadaşımız bunlara üye olarak kaldıkları sürece diğer 500 bin çalışanın da vebalini almaktadırlar. Onlara çağrımız bu müjde-sen’e gereken, hak ettiği dersi vermeleridir. Gerçek ve doğru sendikacılığın tek adresi olan, hak için mücadele verilen yeri tercih edin.

BİR YORUM YAZ