25.02.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Sağlık Bakanlığı Memnuniyet Oranı Arttı

Sağlık Bakanlığı Memnuniyet Oranı Arttı

Sağlık Bakanlığı Memnuniyet Oranı Arttı

Sağlık Bakanı Recep  Akdağ,  Türkiye İstatistik Kurumunun sağlık hizmetlerinden memnuniyet noktasında yaptığı çalışmalardan elde edilen verilere ilişkin, “Yüzde 39,5 ile almıştık memnuniyet oranını, şimdi 75,5’tayız. Hedefimiz yüzde 80’e ulaştırmak” dedi. Sağlık Bakanı Recep  Akdağ,  Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü ve  Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) tarafından düzenlenen ” Türkiye Aktif ve Sağlıklı Yaşlanma Zirvesi”ne katıldı. Programa Bakan  Akdağ’nın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile  Ankara Üniversitesi Rektörü  Erkan İbiş de katıldı.  Türkiye’de 320 bin kişinin evinde sağlık hizmeti aldığını belirten Bakan  Akdağ, “Sakın şaşırmayın. İyi bir sistem kurmuş durumdayız. Mobil ekiplerimizle ihtiyacı olan gerek aile sağlığı tarafıyla, gerek hastaneler tarafı ile ihtiyacı olan kişilere ağız ve diş sağlığı hizmetleri dahil olmak üzere hizmet veriyoruz” diye konuştu.

“Evinde sağlık hizmeti almaya ihtiyaç duyan bir yaşlıya ya da başka bir kişiye hizmet vermek güzel ama aslında en önemlisi insanların sağlıklı bir biçimde ileri yaşlara ulaşmasını sağlamak” diyen Bakan  Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Son 4 aydır çok ciddi saha çalışmaları yaptık. Şimdi politika laboratuarları oluşturmuş durumdayız. Yeni stratejiler belirliyoruz. Elbette kişiler hastalandığında onlara evde bakmak, hastanelerde palyatif yataklar oluşturmak, uzun süreli bakıma ilişkin kabiliyet ve kapasitemizi geliştirmek önemli. Kişilerin sağlıklı yaşaması için yol göstermek, rehberlik yapmak, çevreyi, yaşadıkları ortamı müsait hale getirerek, kişilerin ileri yaşlara sağlıklı olarak ulaşmalarını sağlamak. Şuanda bakanlığımızın ajandasındaki en önemli konu sağlıklı yaşam kültürünün geliştirilmesidir. Bunun için bir genel müdürlük kurmuş durumdayız.”

SAĞLIK ALANINDA HİZMETLERDEN MEMNUNİYETTE HEDEF YÜZDE 80

Bakan  Akdağ,  Türkiye İstatistik Kurumunun sağlık hizmetlerinden memnuniyet noktasında yaptığı çalışmalara ilişkin, ” Türkiye İstatistik Kurumunun yapmış olduğu anketlerde yüzde 75,5 olarak ortaya kondu. Yüzde 39,5 ile almıştık memnuniyet oranını, şimdi 75,5’tayız. Hedefimiz yüzde 80’e ulaştırmak” dedi.

“TÜRKİYE’DE YAŞAM SÜRESİ 78’E ULAŞTI”

Sağlıklı yaşlanmanın kişilerin elinde olduğunu kaydeden Bakan  Akdağ, “Yeteri kadar hareket edersek, beslenmemize dikkat edersek, ruhsal açıdan daha zinde kalmak için bir takım zihinsel egzersizler yapmaya devam edersek hayatımızı daha sağlıklı bir biçimde sürdürme imkanımız var. Bugün  Türkiye’de doğumda beklenen yaşam süresi 78’e ulaştı. 2002 yılında ben göreve geldiğimde bu 72 yıldı. Dünyada aşağı yukarı 12-13 yıl içerisinde doğumda beklenen yaşam süresinin bu kadar arttığı çok az ülke var. Hemen hemen hiçbir ülke yok. Bu aslında  Türkiye Cumhuriyeti’nin refah seviyesi artışı ile çok alakalı. Sağlık hizmetleri ile de alakalı, bir bütün içinde bakmak lazım” değerlendirmesinde bulundu.

“BU REFERANDUM SAYESİNDE ÜLKEMİZ YENİ BİR SIÇRAMA İÇERİSİNE GİRECEK”

Bakan  Akdağ,  Türkiye’nin çok hızlı bir dönüşüm içinde bulunduğuna dikkat çekerek, 16 Nisan halk oylamasına ilişkin şunları kaydetti:

“Biz koşarak yürümek zorundayız. Önümüzde bir referandum süreci var. Bir kez daha halkımızın önüne çıkacağız. Vatandaşımıza daha iyi bir  Türkiye için daha iyi bir sistem önerisinde bulunuyoruz. Bu referandum sayesinde ülkemiz yeni bir sıçrama içerisine girecek. Her alanda güçlü bir ülke olacaktır.”

(Benan Özben / İHA)



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. SAGLIKÇILAR dedi ki:

    BU BAŞARI SAGLIK PERSONELİNİNDİR.ANCAK SAGLIK PERSONELİNİN MEMNUNİYET ORANI DİBİ BULMUŞTUR.

  2. Minik dedi ki:

    sağlık personelinin de yaşam kalitesi de %50 oranında azalmıştir.Ek ödemelerin emekliliğe yansımaması ile %80 e ulaşacaktır.

  3. SAGLIKÇILAR dedi ki:

    Tıp bayramı ve referandum öncesi

    Sağlıkçıların Referandum Öncesi Acil Talepleri..

    1-)Sağlık personeli atama sayısının yetersiz olması?

    2-)Atanan sağlık personellerinin güvenlik soruşturmasının tamamlanması (6 aydır bekleyenler bulunmaktadır)

    3-)Sağlık personelin döner sermaye katsayısının düzenlenmesi

    4-)Sabit ek ödemenin emekliliğe yansıtılması

    5-)Söz verilen yıpranma payının uygulamaya geçilmesi

    6-)Doğum izninin en az 6 ay olması

    7-)Sağlık personeline ait tatil kamplarının oluşturulması

    8-)Sağlıkçıların ulaşımdan indirimli yararlanması

    9-)Kurumlara atanan müdür-müdür yardımcısı torpil ile değil hakkaniyetle yapılsın..

    10-) Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı her yıl düzenli olarak yapılsın..

    11-)Hastanelerde sağlıkçılara öncelikli muayene hakkı verilsin.

    12-)İcap parasının Sağlık personeline yeniden ödenmesi

    13-)Üniversite hastanelerinde sağlık personeli sorunlarının giderilmesi

    eleman sayılarının arttırılması ve kurumlar arası geçişin

    kolaylaştırılması

    15 yıldır ak parti iktidarında askere kaç defa,hakim savcılara

    kaçdefa,öğretmenlere,emniyete kaç defa zam yapıldı özlük haklarında nice

    iyleştirmeler yapıldı biz yardımcı sağlık çalışanlarına gelince zınnık

    yok nedir bu düşmanlık anlamış değiliz oy potansiyelinin çoğu saglıkta

    yapılan iyileştimelerden sağlıkta memnuniyetten alan bu hükümet saglıkta

    dönüşümün temel taşı olan saglık çalışanlarını neden hiç düşünmüyor bu

    adalet midir hak mıdır.kamu çalışanlar arasında en düşük maaşı alan

    bizleriz bunun yanında en çok sorumluluğu olan bizleriz herseyin başı

    saglıktır saglıksızkimse bir iş yapamaz bizler tedavi eden şifa dağıtan

    elleriz (hemşire,ebe,saglık memurları)

    bizler yazıyla materyallaerle çalışmıyoruz insan odaklı can odaklı

    çalışıyoruz

    ıfak bir hata yapınca cana,yada sakat kalır tedavi uzar

    malolur bunu herkes bilir.diğer kurumlarda evraklar uğraş şöfor ol

    memur daha iyi hiç bir sorumluğun yok. bunun bir önemi olmalıdır.ve

    bizler devlete milyonlarca para kazandırıyoruz bir hastane aylık 5

    milyon kaznıyorsa bunun yarısını devlete hazineye gidiyor diğer

    kurumlarda böyle birsey varmıdır yoktur hepsi cepten devletten alıyor

    bizler kazandığımız halde para alamıyoruz.devletin bizlere zam

    yapmasınada gerek yok kazandığımızdan biraz verse yeter.sendika ne yapar

    bakanlık ne yapar ağırlığını koyacak sesimizi duyuracak hakkımızı

    savunacak kimseler yoktur biz saglık çalışanlarıdan başka.

    son yıllarda yapılan düzenlemelerle biz kamuda en düşük maaşı alan

    sınıf personelleri olduk.Yaptığımız hizmet hatrı sayılır bir

    hizmetti rzordur , emek ister gönül ister ,sabır ister.Sağlıkçı da bunun

    karşılığı olarak maddi olarak doyum ister sadece .Maddi doyuma

    ulaşmayan bir sağlık çalışanından verimli hizmet bekleyemezsiniz.

    Sadece çevrenize bakın sağlıkçıların ne kadar borç batağında ,ne kadar

    çıkmaz da olduğunu göreceksiniz.Sağlıkçı ek iş yapamıyor çünkü nöbetten

    çıkınca başka bir işe dermanı kalmamış oluyor.?bizler şifa dağıtan tedavi eden elleriz(hemşire sağlık memuru)bizler insan odaklı can odaklı çalışanlarız

    Kamunun en yüksek maaşını alması gereken bir grup nasıl olur da bu kadar

    düşük maaşlarla çalıştırılır.Burda sendikanın önemi ortaya çıkıyor

    sanırım ,bana kalırsa yaşadıklarımız,çektiklerimiz yeterince

    anlatılamıyor.Sendika çalışan ile işveren arasındaki hak dengesini

    sağlayan aracı kuruluşlardır.Fakat sendika aidat aldığı kişiler lehinde

    bir çalışma izler, en azından dünyada böyledir.Aidatı kimden alıyorsa

    talimatı da ondan alır yani ekmek yediği yere ihanet etmez.

    Bizler yaptığımız işi hakkıyla yapıyoruz, bizler yıpranıyoruz

    ,yoruluyoruz bizler şiddet görüyoruz ama ay başlarında üzülüyoruz,

    bizler hakettiğimiz maddi standartlara bir an önce ulaşmak istiyoruz

    çünkü aldığımız maaştan kat ve kat fazla çalışıyoruz.

    Can güvenliğimiz yok,

    Erken emekliliğimiz yok,

    Şiddete maruz kalıyoruz,

    Bayramlarda ailelerimizle olamıyoruz,

    Nöbet tutuyoruz geceleri çocuklarımızla uyku uyuyamıyoruz,

    Askerlikten muafiyetimiz yok,

    Asker evimiz, polis evimiz, öğretmenevimiz yok,

    Hiçbir yerde hiçbir mekânda sağlıkçıya indirim, kampanya yok,

    Dolmuşlara ne polis gibi bedava ne öğretmen gibi indirimli binemiyoruz

    En çok iş yükü olan hemşirelerin saglık memurlarının döner sermaye çarpanı

    0,40 iken diyetisyen,eczacı aynıyat saymanı 0,70 ile çarpılıyor bu

    adaletsizliğin giderilmesi lazımdır.Siz serviste yatarken yeri

    geldiğinde altınızı alan,

    Sürgüyü tutan,

    Akmayan o ?mübarek serumu? akıtan,

    Biz doktorların türlü tafr

BİR YORUM YAZ