14.12.2017 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Muayene ve Ameliyat Sayısı Yüzde 300 Arttı.

Muayene ve Ameliyat Sayısı Yüzde 300 Arttı.

Muayene ve Ameliyat Sayısı Yüzde 300 Arttı.

Son yıllarda artan sağlık harcamalarının temel nedeni artan muayene ve ameliyat sayısı olarak karşımıza çıkıyor. Gelin rakamlarla son yıllara bakalım

DAHA ÇOK MUAYENE…

Her biri milyonlarca dolar yatırım yapılarak, hekim ve sağlık personeli transfer edilerek kurulan bu özel sağlık kurumlarının ayakta kalabilmesi için daha çok hastanın muayene olması, daha çok ameliyat yapılması, daha çok tahlil yapılması gerekiyor.

Son 15 yılda, özel sağlık kurumlarının hızla yaygınlaşması ile sağlık harcamaları ve sosyal güvenlik açıklarında yaşanan akıl almaz artış arasındaki paralellik gözden kaçmıyor. Özellikle muayene ve ilaç kullanımının yanı sıra, kanser gibi tedavi süreçleri pahalı hastalıkların toplumda hızla yaygınlaşması ve ameliyat sayılarındaki astronomik artış “Bu millet neden bu kadar hasta oluyor” sorusunu sorduruyor.

Muayene

Muayene ve Ameliyat

RAKAMLARA BİRAZ GÖZ GEZDİRELİM Mİ?

2002 yılında nüfusu 65 milyon 140 bin olan Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde toplam 1 Milyon 598 bin 362 ameliyat yapılmış. O yıllarda SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur olarak üçe ayrılan sosyal güvenlik sistemi olduğunu da hatırlamak gerekiyor. Aradan 13 yıl geçiyor.

 

AMELİYATTA 3 KAT ARTIŞ!

2015 yılında ülkenin nüfusu 78 milyon 741 bin kişiye yükseliyor. Rakamsal artış 13 Milyon 600 bin kişiye, nüfusun artış oranı ise yaklaşık yüzde 21’e karşılık geliyor.

Ve şimdi sıkı durun, 13 yılda nüfusta yaşanan yüzde 21’lik artışa karşılık, ameliyat sayısında adeta patlama yaşanıyor. 2015 yılında devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde yapılan ameliyat sayısı 4 Milyon 770 bin 145’e yükseliyor.  Yani nüfus yüzde 21 artarken, yapılan ameliyat sayısı yüzde 300 artıyor.  Her 16 Türk vatandaşından birinin bıçak altına yattığını gösteren bu veriler, sosyal güvenlik açıklarının altında yatan temel problemi çok anlaşılır şekilde tanımlıyor.

Meraklı okurlar, son iki yıla ilişkin verileri neden vermediğimizi merak edebilir. Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı’nda güncel veriler 2015 yılında takılı kalmış durumda.


Nüfus verilerinin Türkiye İstatistik Kurumu’na, sağlık sistemindeki verilerin ise Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu da kaydedelim.

Rakamlardaki tuhaflık sadece ameliyat sayıları ile sınırlı değil…

MR’DA DÜNYA LİDERİYİZ!

Sözgelimi kısa adı MR olan manyetik rezonans görüntülemesinde Türkiye açık ara dünya şampiyonu!.. Yenisinin fiyatı 1,5 Milyon Euro’ya kadar (yaklaşık 6,5 Milyon TL) çıkabilen MR cihazlarından, en düşük yatak sayısına sahip özel hastanelerde bile en az bir adet bulunuyor.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre, yılda her 1000 kişi için 119 MR taraması yapılan Türkiye, bu alanda birinci sırada. Türkiye’yi, her bin kişiye 107 MR taraması düşen ABD izliyor. Dünyanın en gelişmiş sağlık sistemlerinden birine sahip ülkelerden İsviçre’de ise MR taraması oranı binde 61, Almanya’da binde 22 düzeyinde. OECD ülkeleri içinde MR taraması ortalaması binde 52 olurken, bu veriler ışığında Türkiye’de hastalara gereksiz yere on binlerce MR çekildiği, hizmetin suistimal edildiği ve elbette maliyetinin önemli bölümünün SGK’dan tahsil edildiği görülüyor.

Bu durum, “Özel sağlık kuruluşları, yaptıkları milyonlarca dolar yatırımı amorti etmek için vatandaşı mı kullanıyor” sorusunu sorduruyor. Siyasi tartışmaların her zaman odağında bulunan “sağlık hizmetine erişim”, bugünkü hâliyle adeta özel hastanelere ve sokak aralarında pıtrak gibi çoğalan sağlık kuruluşlarına kamu kaynaklarının transferi yapılıyor görüntüsü veriyor…

AMELİYATTA 3 KAT ARTIŞ!

Bu kadar çok ameliyat olan ve hastane kapılarını aşındıran vatandaş, ilaç tüketmeden durur mu?

Elbette hayır!

Türkiye’de ilaç tüketiminde yaşanan astronomik artışı, resmi rakamlar da kanıtlıyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2015 yılında 2 Milyar 46 milyon kutu ilaç tüketen Türk insanı adeta leblebi yer gibi ilaç içiyor. Yılda kişi başına 26 kutu ilaç tüketilen Türkiye’de, özellikle antibiyotik kullanımı korkutucu düzeyde. Sağlık Bakanlığı bu yıldan itibaren sadece reçete ile antibiyotik kullanma sınırlaması getirmesinin işe yarayıp yaramadığını zaman gösterecek. Ancak OECD 2015 Sağlık Raporu’na göre Türkiye, her bin kişi için günlük antibiyotik kullanımında binde 42,2’lik kullanım ile dünyada birinci sırada. Buna karşılık antibiyotiklerin basit hastalıklara karşı etkisiz kaldığı ülkeler arasında ise ilk 3’te yer alıyor. Bu veriler, bilinçsizce kullanılan antibiyotiklerin hiçbir işe yaramadığını gösteriyor.

SGK AÇIK VERİYOR

Pekâlâ…

Sağlık sisteminde yaşanan tüm bu sorunların, hepimizin cebinden çıkan maliyeti ne kadar?

On puanlık sınav sorusu olacak bu galiba…

2017 yılı Temmuz ayı itibarıyla 11 Milyon 755 bin kişiye emekli maaşı ödeyen SGK’nın gelir-gider dengesinin her geçen yıl bozulduğu görülüyor. 2016 yılında 255 Milyar 880 Milyon TL geliri 276 Milyar 535 Milyon TL gideri olan SGK’nın bütçesi 20 Milyar 655 Milyon TL açık verdi. SGK’nın toplam sağlık harcamaları içinde ilaç giderlerinin payı yaklaşık olarak %40-50 arasında seyrediyor.

Tüm bu veriler, Türkiye’de erişimi kolaylaştığı vurgulanan sağlık ve sosyal güvenlik sisteminin, “kendi kendisine yetecek”noktadan hızla uzaklaştığını gösteriyor. Ortaya çıkan devasa açıklar ise yine vatandaşın vergileriyle ya da daha yüksek faizle borçlanarak finanse ediliyor…



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. HEMŞİRE dedi ki:

    Doktorlar nasıl para kazanacak yoksa…

BİR YORUM YAZ