22.07.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Memur-sen’in Toplu Sözleşme Döneminde İstediği  Zam Oranı

Memur-sen’in Toplu Sözleşme Döneminde İstediği  Zam Oranı

Memur-sen’in Toplu Sözleşme Döneminde İstediği  Zam Oranı

Bu kapsamda, toplu sözleşme masasının yetkili Konfederasyonu Memur-Sen’in 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesine ilişkin teklifleri genel hatlarıyla şu şekildedir.

1) KÜMÜLATİF OLARAK MAAŞLARA EN DÜŞÜĞÜ YILLIK %16.60 İKİ YILLIK %38.52 ORANINDA ZAM YAPILMASINI İÇEREN ÜÇ ALTERNATİFLİ TEKLİFLE ve MASADA OLACAĞIZ.

1. Alternatif: Aylık, Taban Aylık ve Yan Ödeme katsayılarına

2018 yılı için: Birinci Altı Ayda %10, ikinci Altı Ayda %6 Zam

2019 yılı için: Birinci Altı Ayda %10, ikinci Altı Ayda %8 Zam

2. Alternatif:

2018 yılı için: 1 Ocak 2018’den geçerli olmak üzere Taban Aylığa 75 TL Net zam

Aylık, Taban Aylık ve Yan Ödeme katsayılarına; Birinci Altı Ayda %7, ikinci Altı Ayda %7 zam

2019 yılı için: 1 Ocak 2019’den geçerli olmak üzere Taban Aylığa 75 TL Net zam

Aylık, Taban Aylık ve Yan Ödeme katsayılarına Birinci Altı Ayda %7, ikinci Altı Ayda %7 zam,

3. Alternatif:

2018 yılı için: 1 Ocak 2018’den geçerli olmak üzere Ek Ödeme oranlarına 15 puan ilave zam ve Birinci Altı Ayda %6, ikinci Altı Ayda %6 zam,

2019 yılı için: Birinci Altı Ayda %10, ikinci Altı Ayda %8 zam,

şeklinde üç teklifimiz var. Bu tekliflerin en düşük memur maaşına etkisi şu şekilde gerçekleşecek.

Kamu görevlileri açısından yeni kazanımlara, kamu görevlileri sendikacılığı açısından yeni eşiklerin aşılmasına zemin oluşturacak 4.Dönem Toplu Sözleşme’ye dair tekliflerimizi teslim etmek için buradayız.

Toplu Sözleşme masasının gündemini oluşturacak tekliflerimizi birazdan Devlet Personel Başkanlığı’na sunacağız.

Türkiye’nin en büyük emek hareketi ve toplu sözleşme masasının yetkilisi Memur-Sen olarak; kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak, “Büyük Türkiye” söylemiyle uyumlu olacak tekliflerle masada olacağız.

Biz Memur-Sen olarak; Toplu sözleşmenin ana unsurunun rakamlar değil kamu hizmeti sunan insanlar olduğu yaklaşımıyla hareket ediyoruz.

Bu yönüyle, toplu sözleşme masasına maliyet, külfet ya da bütçe yükü gibi kavramlar üzerinden anlam yüklenmesini reddettik.

Toplu sözleşmeyi, hem süreç hem de sonuç noktasında adalet, hakkaniyet ve nesafet kavramları üzerinden temellendirdik.

Bu çerçevede, dört işleme ve hesap makinesine ayarlı değil adil işlere, izan ve insaf akidesine dayalı bir toplu sözleşme süreci hedefliyoruz.

Kamu İşvereninin ve siyasi iradenin, bütçe disiplini, mali imkanlar, cimriliğe odaklı hesaplar üzerinden şekillenmiş bir stratejiyle masaya gelmesini doğru bulmayız.

Memur-Sen olarak bizim de paydaşı olduğumuz “Büyük Türkiye” iradesinin, “Büyüyen Türkiye” deklaresinin bütününe yansıdığı, hükümlerine yansıtıldığı bir toplu sözleşme metni için masada ter akıtacağız. Kamu İşverenin de aynı hedef ve hassasiyetle, tekliflerle masaya gelmesi gerekiyor.

Siyasi iradenin ve Kamu İşverenin bize sunacağı teklifler kamu görevlilerini ve bizleri gücendirmemeli, germemeli, Aksine, Türkiye’nin 2023 vizyonu noktasında güven vermeli, inandırıcılığı beslemeli.

Geçmiş dönem toplu sözleşme ve toplu görüşme süreçlerinde karşılaştığımız, teklif vermekten uzak duran, ısrarla teklif sunmaktan kaçınan Kamu İşvereni fotoğrafıyla bu dönem karşılaşmak istemiyoruz.

Her yıl bütçe hazırlayan siyasi iradenin, kamu görevlilerinin haklarıyla ilgili olarak iki yıllık süre içerisinde teklif hazırlığı yapmaması doğru da inandırıcı da değil.

Üç yılı kapsayan orta vadeli mali plan ve programlar hazırlayan iradenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını, özlük haklarını konu edinen teklif hazırlamakta yetersiz kaldığını, isteksiz olduğunu düşünmek istemiyoruz.

Memur-Sen olarak, görüşmelerin başlamasından bir hafta önce tekliflerimizi bugün itibariyle Kamu İşverenine sunuyoruz. 1 Ağustos’taki ilk oturumda, Kamu İşvereninin de tekliflerini bize sunmasını bekliyoruz.

Memur-Sen olarak, toplu sözleşmeye dair genel ve değişmez hedefimiz nettir. Kamu görevlilerinin hakkını eksiksiz almak, beklentilerini kazanıma dönüştürmek, mevcuttaki sorunlarını çözmektir.

İnsan onuruna, insanca yaşamaya uygun mali ve sosyal hakları, imkanları kamu görevlilerinin kazanım hanesine eklemektir. Saygın iş anlayışına uygun çalışma şartlarını, özlük ve sosyal güvenlik haklarını kamu görevlilerine temin etmektir.


Bu genel bakış kapsamında 4. Dönem Toplu Sözleşme’de hedefimiz; kamu görevlilerinin ve emeklilerinin maaşlarının, aylıklarının, ücretlerinin, ödeneklerinin hak ettikleri düzeyde ve adil paylaşım perspektifiyle arttırılmasıdır.

Toplu Sözleşmeyi, mevcuttaki mali imkanların, sosyal yardımların, özlük haklarının arttırılması, mevcuttaki çalışma şartlarının iyileştirilmesi, hali hazırdaki demokratik ve soysal haklarının korunması/geliştirilmesi sınırlılığında görmüyoruz.

Yeni hakların, yeni mali ve sosyal yardım imkanlarının hayata geçirilmesine, kamu görevlilerine mevcutta olmayan demokratik ve sosyal hakların verilmesine yönelik eşitler arası bir pazarlık ve uzlaşma zemini olarak da görüyoruz.

Geçmiş dönemde imzamızın bulunduğu toplu görüşme ve toplu sözleşme metinleri, bu perspektifimizi teyit ediyor. En yakın örnek kamu görevlilerinin Cuma Namazı konusunda yaşadıkları mağduriyeti ortadan kaldıran 3. Dönem Toplu Sözleşmesi hükmüdür.

Milletimizin hassasiyet gösterdiği konuları, hakları kamu personel sistemine, kamu görevlilerinin hakları arasına dahil etmek için ter akıtmayı doğal sorumluluğumuz kabul ediyoruz.

Bu kapsamda, “helal gıda”, “Hac farizası izni”, “dini bayram ikramiyesi” ve benzeri konu başlıklarına 4. Dönem Toplu Sözleşme tekliflerimiz arasında yer verdik.

Memur-Sen’in 4.Dönem Toplu Sözleşme tekliflerinin mali haklara ve sosyal yardımlara ilişkin tekliflerinde ise herkesin kabul ettiği, Kamu İşvereni’nin de aksini iddia edemeyeceği gerçekleri dikkate aldık.

Bu gerçekleri şöyle özetleyelim;

“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” değerin vücut bulduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Fakat, 4/C, taşeron işçiliği, sözleşmeli istihdam gibi insanca yaşamayı, insanı yaşatmayı zorlaştıran istihdam türlerini halen uyguluyoruz. Kadrosuz değil, sorunsuz istihdamın hedeflenmesini bekliyoruz. Bu kapsamdaki arkadaşlarımızı hem memur edelim hem de memnun edelim.

Hedeflenen enflasyon ile gerçekleşen enflasyon ne yazık ki eşit değil. Enflasyon farkı ödenmeyen yıl yok. Maaş artışını enflasyon değil toplu sözleşmenin tarafları belirlesin, kamu görevlileri gerçekten enflasyona ezdirilmesin.

Türkiye ekonomisi büyüyor fakat kamu görevlilerinin maaş bordrolarına bu büyüme yansımıyor. Sermayeye, finans kesimine teşvik paketleri, vergi afları çıkarılıyor. Kamu görevlilerine “mali disiplin” ve “bütçe imkanları” nazları yapılıyor. Artık, kamu görevlileri ferahlamak ve bunun için de refahtan pay almak istiyor.

Sosyal güvenlik açığı denilerek emeklilik yaşı yükseltildi fakat “maaş yitiği” olan emeklilerin maaşı olması gereken düzeye yükseltilmedi. Nüfus artış hızı düşüyor deniyor fakat eş-çocuk yardımı tutarları “teşvik” hükmünde bir düzeye çıkarılmıyor.

Kamu görevlileri, gelir vergisinin “sadık mükellefi” ve vergi uygulamasının “kadim mağduru” konumundadır. Yılın ikinci yarısındaki maaş zammını, vergiye aktarıyoruz. “Artık bi zahmet, gelir vergisinde adalet” diyoruz.

Bu gerçekleri artırabiliriz. Toplu sözleşme sürecinin ilerleyen aşamalarında bunları ifade edeceğiz. Şimdilik toplu sözleşme tekliflerimizi belirlerken kullandığımız doneleri ve uyguladığımız yöntemi, işlettiğimiz süreçleri ifade edelim.

Şüphesiz, üyelerimiz başta olmak üzere kamu görevlilerinin beklentileri, önerileri, talepleri en önemli verimiz. İşyeri ve ilçe temsillerinden, şubelere, sendikalarımızın genel merkezlerine bütün birimlerimizin sahadan topladıkları, kamu görevlilerinden aldıkları görüşleri esas aldık. Genel Merkezin bakışını değil herkesin katkısını, katılımını esas alan, tabandan tavana yönelen bir perspektifle tekliflerimizi belirledik.

Kısa, orta ve uzun vadeli enflasyon realitesi, enflasyon hedefindeki sapmalar, büyüme-maaş karşılaştırmaları, 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Plan, mevcut bütçenin gerçekleşme verileri, ihracat-ithalat rakamları incelendi.

Döviz kuru ve faiz oranlarındaki değişimlerden, emtia fiyatlarındaki değişimlere, hem ülke hem de küresel düzleme ilişkin makro ve mikro verilerden, siyasi, diplomatik, sosyo-ekonomik gelişmelere bütün bileşenleri dikkate aldık.

Türkiye’nin mevcut kapasitesini, potansiyelini, sermayeye dönük teşvik paketlerinin maliyetini, af uygulamalarının bütçe kalemlerine etkisini, destek uygulamalarını, istisna ve muafiyetleri masaya yatırdık.

Yakın dönemde gerçekleşen kamu işçilerine yönelik toplu iş sözleşmelerine zemin oluşturan çerçeve sözleşmeyi, 15 Temmuz ihanet kalkışmasının ve öncesindeki Türkiye’ye yönelik operasyonların etkilerini, bu türden engellemelerin milletimiz üzerinde oluşturduğu birlik ve motivasyonu realize ettik.

Bütün bunlar ışığında hazırladığımız taslağı, teşkilatımızla farklı zaman aralıklarıyla inceledik, değerlendirdik. Son olarak gerçekleştirdiğimiz Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantımızla 4. Dönem Toplu Sözleşme tekliflerimize, Devlet Personel Başkanlığı aracılığıyla Kamu İşvereni’ne sunmak ve kamuoyuna deklare etmek üzere nihai şeklini verdik.

Bu kapsamda, toplu sözleşme masasının yetkili Konfederasyonu Memur-Sen’in 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesine ilişkin teklifleri genel hatlarıyla şu şekildedir.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ