19.07.2018 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Enflasyon Zammıyla Sağlık Personeli Maaşları Ne Oldu

Enflasyon Zammıyla Sağlık Personeli Maaşları Ne Oldu

Enflasyon Zammıyla Sağlık Personeli Maaşları Ne Oldu

Haziran ayında TÜFE %2,61 oranında yükseldi. Sadece yılın ilk yarısında enflasyon %9,16 oldu. Memur ve emekli maaşlarına yıl başında %4 zam yapılmıştı. Buna göre memur maaşları 2018 yılının ilk altı ayında %5,16 eridi.

Memur maaşlarına ocak ayında yapılan %4’lük zam ile %9,16 oranındaki altı aylık enflasyon arasındaki %5,16’lık erime, Temmuz’da enflasyon farkı olarak memur maaşlarına yansıtılacak.

Buna göre memurlar ortalama 162,4 TL enflasyon farkı alacak. 15. Derecenin 1. kademesindeki bir hizmetli 122,1 TL enflasyon farkı ödemesi alırken, bu rakam 16 yıllık hizmetlide 123,8 TL olacak. Hemşire, ebe, sağlık memuru, 152,4 TL enflasyon farkı ödemesi alırken, lise mezunu bir memura 137,1 TL, üniversite mezunu memura ise 147,9 TL enflasyon farkı verilecek. Temmuz ayı ile birlikte müezzin, kayyım, imam hatipler yaklaşık 165,5 TL, öğretmen 167,2 TL, mühendis 252,4 TL, avukat 234,9 TL, doktor ise 259,1 TL enflasyon farkı alacak. Enflasyon farklarının üzerine 2018 yılının ikinci altı aylık zam oranı olan %3,5’lik maaş artışı da ayrıca eklenecek. Böylece memur maaşları temmuz ayında enflasyon farkı ile birlikte %8,7 oranında artacak.

sağlıkçı maaşı

ÖNDER KAHVECİ: MEMUR VE EMEKLİLERİN MAAŞLARINDAKİ ERİME SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR


Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Uzun zamandır enflasyona ezilen tek kesim memur ve memur emeklileri oldu. Bu gidişata dur demek lazım” dedi.  Kahveci değerlendirmesinde, “Her ne kadar kamu görevlilerine enflasyon farkı ödenmesi sevindirici bir durummuş gibi gösterilse de memurlara enflasyon farkı verilmesi aslında resmi olarak maaşların eridiğinin ve dönem sonunda yapılan bu ödeme ile ancak maaş zamlarının reel olarak %0’a getirildiğinin tescili anlamına geliyor. Dolayısıyla 2018 yılı ilk yarısı itibarı ile memur ve emekliler reel olarak hiç zam almadıkları gibi bu süre içinde eriyen maaşları nedeniyle de zarara uğradılar. Şimdi ise memur ve emeklilere 2018 yılının ikinci yarısı için yalnızca %3,5’lik bir zam yapılacak. Ekonomideki gidişata bakıldığında önümüzdeki altı aylık dönemin çok daha zorlu geçeceği ve maaşlardaki erimenin artarak süreceği görülüyor. Bu durum elbette ekonomik gerçeklerden uzak bir şekilde imzalanan toplu sözleşmenin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Yıllardan beri enflasyon karşısında maaşları eriyen tek kesim memur ve memur emeklileri oldu. Bunun yegâne sebebi iş bilmez sendikacıların büyük bir başarı gibi göstererek imzaladıkları toplu sözleşmedir. 2018 yılının ilk yarısı için ortaya çıkan %9,16’lık enflasyonla birlikte yılın ilk çeyreği için açıklanan %7,4’lük büyüme göz önüne alındığında memur ve memur emeklilerinin sadece 2018 yılında gelir pastasından aldıkları payın %12,6 oranında küçüldüğü görülüyor.

Gelir seviyesinde böyle bir erime, toplumun gelir dağılımında böylesine bir kötüleşme sürdürülebilir bir durum olmaktan çıkmıştır. Geçtiğimiz yıl imzalanan toplu sözleşmenin uygulandığı ilk altı ayda hiçbir yürürlüğü ve anlamı kalmamıştır. Bu toplu sözleşme hükümleri ile 2019 yılının nasıl bir ekonomik zulme dönüşeceği açıktır. Yol yakınken memur ve emekliler için yeni ekonomik destek paketleri açıklanmalı, işe de memurlara verilmeyen bayram ikramiyesi ile başlanmalıdır.

Hemşire



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. hemşire saglık memuru dedi ki:

    bu nasıl bir tezatlıktır ki kendisine 16 yıldır en çok oyu getiren bir bakanlığın kurumun çalışanları olacaksınız ancak hiç bir şekilde özlük haklarınızda maaşlarınızda iyileştirme yapılmayacak kamuda en düşük maaşı almaya devam edeceksiniz olacak iş midir.istediğiniz kadar yeni hastaneler yapın sıfırdan şehir hastaneleri yapın önemli olan yapı değil içindeki çalışan personellerdir sağlıktaki bu başarıyı bu memnuniyeti çalışanlar başarmıştır bunun sayesinde de hükümet oylarını arttırmış korumuştur. bu dönüşüm sağlıkçılara aiittir.sağlık personeli çalışmazsa bu yeni hastanelerin hiçbir önemi yoktur.hiçbir kurum yoktur ki hemşire gibi sağlık memuru gibi doktor gibi çalışsın ne hafta sonu ne bayram tatili ne yaz tatili ne kış tatili ne hafta sonları ne geceler her daim çalışan kişilerdir depremde ,şavaşta, doğal afetlerde salgın hastalıklarda her daim görev yapar ancak karşılığı koca bir hiiççç diğer kurumlar gibi masa başlarında 8,5 mesai yapmak varken bizler hastaların altlarını temizle hasta banyosu hasta enfeksiyonu ile bulaşıcı hastalıklarıyla uğraş şifa dağıtan eller ol tedavi eden eller ol ancak kamuda en düşük maaşı al .24 haziran seçimlerinde verdiğimiz tepkiyi yerel seçimlerde de tepkilerimizi göstermek dileğiyle…bakalım bu yeni sağlıkçı milletvekili arkadaşlar mecliste haklarımızı dile getirebilecekler mi bizleri savuna bilecekler mi…….. 16 yıldır akp hiçbirsey yapmadı yapmasın canı sağolsun biz sağlıkçılarda 24 haziran seçimlerinde verdiğimiz tepkiyi bu seferde 9 ay sonra yerel seçimlerde bir daha veririz saglık senden de istifa ederiz olacagı budur ne yapalım. hastane çalışanlarının yıpranma,ek gösterge artışı,maaş artışı,döner sermaye artışı ve emekliliğe yansıtılması,nöbet ücretlerinin arttırılması en kısa sürede arttırılması lazımdır bunun için devletin ek kaynak aramasına devletten karşılanmasına gerek yoktur çözümü çok basittir devlete hastaneye kazandırdığımız gelirden saglık çalışanlarına biraz daha fazla pay ayırmakla olacaktır……. Her şeyden önce kendisine yıllar önce verilen yıpranma payı sözünün yerine getirilmesi 3600 Ek Göstergenin verilmesi Sabit döner sermayenin emekliliğe yansıtılması Bir çok hastanede sabit üstü döner sermaye verilememekte, sağlık çalışanı maaşında iyileştirme beklemektedir. Ayın 27 si olduğu halde hala sabit üstü döner sermayelerin ödenmediği yerler bulunmakta bu da personelin yaşam standartlarını aksatmaktadır. Ayda 5 günden fazla yılda 12 günden fazla kullanılan yıllık izinler döner sermayeden kesilmektedir. Hiç bir kurumda kanunların vermiş olduğu yıllık izin kullanılıyor diye personelin hak edişi kesilmemektedir. Kurumlarda kalite birimi, eğitim hemşireliği, eczane, sarf birimi, enfeksiyon kontrol hemşireliği,TİĞ gibi hemşire çalıştırılması uygun olan alanlarda 20 yılın altında olan elemanların çalıştırılmaması. Klinik sorumluğu, süpervizör hemşireliği gibi alanlar için 20 yılın altında olanların yapılmaması Birim değişikliğinde mobinge varan uygulamalar olmamalı, personelin çalışma yılı dikkate alınmalı, STK görevde yükselme yada birimler arası yer değiştirmede müracaat edilen STK lar olarak düşünülmemesi, Talepler sendika aracılığı ile gerçekleştirilmemeli

BİR YORUM YAZ