13.12.2017 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

Bu Hemşireyi Duydunuz Mu?

Bu Hemşireyi Duydunuz Mu?

Bu Hemşireyi Duydunuz Mu?

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Hastalıkları Hemşirelik Anabilim Dalı’nda görev yapan Hemşire Gül Gökçe Doğdu  maceralarla dolu hayatını birkaç soruya sıkıştırıyor, hem hemşirelik mesleğinin saygınlık kazanması hem de kadınların toplumdaki temsil gücünün artması adına bir duruş sergiliyor.

Medimagazin, yoğun çalışma koşullarında seyahat etmeyi ve kendine vakit ayırmayı ihmal etmeyen Hemşire Doğdu ile meslektaşlarına ilham verebilecek hikayesini konuştu.

Kısaca kendinizi tanıtır mısın?

Haliç Üniversitesi hemşirelik yüksek okulundan 2007 yılında mezun olduktan sonra, aynı okulda cerrahi yüksek lisansımı tamamladım. Mezun olur olmaz İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi bölümünde hemşire olarak göreve başladım. Üniversite yıllarımdan bu yana yurtdışına gezilere gidiyorum.

Yurtiçi yurtdışı nereleri gezdin, ilginç bir anın varsa bizlerle paylaşır mısın?

Güney Orta Amerika, Uzakdoğu, Avrupa ve Afrika kıtasının da bir kısmı dahil toplamda 32 ülke gördüm. En ilginç ve ürkütücü anım da Guatemala’da gerçekleşti. Kaldığımız otel ormanın içindeydi. Gece 3 sularında vahşi hayvan sesleriyle uyandık, otelin etrafını sarmışlardı. Duyduğumuz korkunç seslerle sabaha kadar gözümüzü kırpmamıştık.

 

Gezme tutkunuz nasıl oluştu? Bunun mesleğinize, yaşamınıza ve çevrenizdeki insanlara ne gibi katkıları oluyor?

Çocukluk dönemim Barış Manço’nun televizyon programlarını izlemek ile geçti. Bu nedenle en önemli ilham kaynağım ve idolüm Barış Manço oldu. Hayatımı da buna göre şekillendirmeye çalıştım, hala da şekillendirmeye devam ediyorum. Seyahat etmek yeni bir evreni tekrar keşfetmek gibi… En önemlisi insan kendini ve sınırlarını keşfediyor, kültür sahibi oluyor. İşimde de beni motive eden, duruşuma yansıyan bir eylem; herkes beni Indiana diye biliyor.

Indiana lakabını biraz açar mısınız?


Indiana Jones de diğer bir idol benim için. Bunlar hep bende seyahat etme isteği uyandıran filmler, programlar oldu. Özellikle çocukken bu tür filmleri büyük bir ilgi ile izlerdim, “Ben de bir Indiana Jones olacağım” derdim, çok özenirdim. Macerayı da çok seviyorum, işim de az aksiyonlu değil aslında. Yaşamımda hareket, heyecan vazgeçilmez; yeni bir şeyler keşfetmeye bayılıyorum.

Seyahat için nasıl bütçe ve vakit buluyorsunuz, seyahat etmek isteyen meslektaşlarına neler önerirsin?

Benim tabi ki ailenin tek çocuğu olmam ve kendim dışında bir masrafımın olmaması gibi avantajlarım var.  Elbette çok yoğun çalışıyorum, hatta sadece seyahat için çalışıyorum diyebilirim. Zorlanmıyorum diyemem, gezebilmek için çoğu şeyden fedakarlık yapıyorum. Maliyet ise kişiye göre değişir. Bana göre yapabilen herkes seyahat etmeli, seyahat etmek illaki servet ödeyip Latin Amerika ya da Avustralya’yı dolaşmak değildir. Merakı olan ufak ufak etrafını keşfedebilir. Bana kalırsa önemli olan önceliklerinizin neler olduğu ve kendinize ne şekilde yatırım yapmak istediğiniz…

Mesleğinizin ne gibi zorlukları var, nelerin değiştirmesini isterdiniz? 

Mesleğimde anlayışın ve hoşgörünün daha fazla olmasını isterim. Maalesef bizim camiamızda, seyahat etmek çoğu kişi tarafından gereksiz bir uğraş olarak kabul ediliyor ve bu beni çok üzüyor. Neden evli değilsin, bu kadar para sırf gezmek için harcanır mı gibi sorular artık rutin olarak cevapladıklarımdan ama ben özellikle hemşire arkadaşlarımın hastane, ev ve ikili ilişkiler dışında da konuşacağı tartışacağı konuları olsun, toplumdaki temsil gücü daha fazla olsun istiyorum. Hem kendi adıma hem de meslek grubum adına yıkmak istediğim çok algı var, değiştirmek istediğim çok alışılagelmişlik var. Benimle aynı hayat perspektifine sahip insanlarla karşılaştığım gibi çok tezat insanlarla da karşılaşıyorum. Karşılıklı anlayışlı olunmadığı takdirde de, çatışmalar ortaya çıkabiliyor, ötekileştirmeler yapılıyor, hatta “deli damgası” bile konulabiliyor.

Sağlık sektöründe çalışma koşulları çoğu mesleğe daha zor olduğunu biliyoruz. Sizin zorlandığınız süreçler oldu mu?

Zorlukları kendim isteyerek seçtim ve yapamayacağım noktada bırakabilirim de… Ama ne kadar zor olursa olsun kendimi gün sonunda iyi hissettiğim işi yapıyorum. Kendimi ve mesleği iyi temsil ettiğimi düşünüyorum, iyi geri bildirimler alıyorum, bu da daha çok seyahat etme isteği veriyor bana. Seyahat ettikçe de yeniden çalışmak için güç buluyorum kendimde, kısacası amacı olan insan mutlu olur, iş yoğunluğundan çok şikayet etmez. Herkes işini bir isteğe bağlarsa üzüntülerini yenebilir diye düşünüyorum.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ