14.12.2017 - Sağlık Personelinin Haber Portalı

4 Sağlık Çalışanı FETÖ’den Hakim Karşısına Çıktı Açıklamaları Şu Şekilde

4 Sağlık Çalışanı FETÖ’den Hakim Karşısına Çıktı Açıklamaları Şu Şekilde

4 Sağlık Çalışanı FETÖ’den Hakim Karşısına Çıktı Açıklamaları Şu Şekilde

Gerede’de 2 doktor, bir hemşire ve bir röntgen teknikeri FETO/PDY soruşturmaları kapsamında hakim karşısına çıkarıldı.

İ.G. ve S.A. adlı doktorların görevlerine geri iade edildiği belirtilirken, Röntgen Teknikeri Ersin Ekinci tutuklu olarak, hemşire Esra Boz da tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. FETO/PDY soruşturmaları kapsamında Gerede’de gözaltına alınan iki doktor, bir hemşire ve bir röntgen teknikeri Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktılar. Gerede’de görevli olan tutuklu röntgen Teknikeri Ersin Ekinci, KHK ile görevinden uzaklaştırılarak tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Hemşire Esra Boz ve Gerede Devlet Hastanesi’nde görevine devam eden doktorlar İ. G. ve S. A. sırayla savunmalarını gerçekleştirdiler.

Gerede Devlet Hastanesi’nde röntgen teknikeri iken görevinden ihraç olan ve tutuklu olarak yargılanmaya başlayan Ersin Ekinci: “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben herhangi bir örgütün üyesi değilim. Vatan ve milletini seven ve vatanını canından aziz gören bir vatanseverim. 15 Temmuz gecesi her vatandaş gibi ben de ülkem için kaygılandım. Hakkımdaki iddialar nedeniyle önce Gerede Sulh Ceza Mahkemesince adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldım. Ardından yapılan itiraz üzerine Bolu Sulh Ceza Hakimliği kararı ile tutuklandım.

TABAKLAR MAHALLESİ’NDE ÖRGÜT EVİ

Ben 2011’de Çorum Devlet Hastanesi’nde sağlık teknikeri olarak başladım. Orda çalıştığım dönemde dershane müdürü olduğunu bildiğim Abdullah isimli şahısla tanıştım. Beni dini sohbetlerin yapıldığı bir toplantıya davet etti. Kuran-ı kerim okunduğu dini menkıbelerin anlatıldığı bu sohbet toplantısında kimseyi tanımadığım için sıkıldım. Birkaç kez daha Abdullah Bey’in talebiyle katıldım. 17-25 Aralık sürecinden sonra hiçbir şekilde toplantılara iştirak etmedim. Abdullah beyin taleplerini de geri çevirdim. 2012’de Bolu’ya atandım. Bolu’ya atandığımı Abdullah isimli şahsa ilettiğimde Bolu’da tanıdığı olduğunu kısa süreli kalma konusunda yardımcı olacağını söyledi. Ben de yer sıkıntısı nedeniyle kabul ettim. Onun yönlendirmesiyle Bolu’ya ilk geldiğimde Tabaklar Mahallesinde bir evde 15 gün konakladım. Evin örgüte ait olup olmadığını bilemiyorum. Üzerinden zaman geçtiği için kimlerle kaldığımı hatırlamıyorum. Bir süre sonra kendime başka ev ayarlayarak bu evden ayrıldım ve bir daha da burada bulunan şahıslarla irtibatım olmadı.

“BEN DE ONLARDAN NEFRET DUYMAKTAYIM”

2015 yılı Eylül ayında Gerede’ye tayinim çıktı. Çavuşlar Mahallesinde kiraladığım ve Şenol G. isimli şahısla birlikte kaldığım evde ikamet ettim. Lise yıllarımda Keçiören’de bulunan 75. Yıl lisesinde öğrenim gördüm. Açı Dershanesine gittim. Örgütün okulları ile irtibatım olmadı. Her ne kadar Tabaklar Mahallesinde kısa süre kaldığım evde yapılan aramada birtakım malzemeler ele geçirildiği söylenerek bu dokümanlarla irtibatlandırılsam da bunu kabul etmemekteyim. Ben oradan 10 gün sonra ayrıldım. 17-25 Aralık sonrası malum yapıyla hiçbir alakam kalmamıştır. Bu anlamda ben de onlardan nefret duymaktayım.

“SENDİKANIN ÖRGÜTLE BAĞLANTISINI BİLMİYORDUM”

Ufuk Sağlık Sendikasına üyeliğim hakkımdaki suçlama için dayanak gösterilen başka bir tespittir. Ben sendikal özgürlüğün işverene karşı güvence sağlaması bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Personelin büyük kısmı da sendikalıydı. Ben de hem de çalışan arkadaşlarımın sendikalı olmasından etkilenerek hem de sendikalı olanlara yapılan ek ödemeyi göz önünde bulundurarak üye oldum. Sendika temsilcisinin tayini çıkmasından sonra merkez temsilcisinin teklifiyle Bolu temsilcisi olarak atandım. Sendikanın örgütle bağlantılı olduğunu bilmemekteydim. Amacım örgütsel bir faaliyet yürütmek değildi. Sıradan sendikal faaliyetler dışında örgütsel bir faaliyet olmamıştır. Bunun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

hemşire habersaglikcilar

doktor habersaglikcilar

“FAİZSİZ BANKACILIK NEDENİYLE BANKASYA’YA PARA YATIRDIM”

Bankasya hesabımı 2009’da açtırmıştım. Maaşım başka bir bankaya yatmaktaydı. Faiz hassasiyetim nedeniyle birikimlerimi buradan alıp faizsiz bir bankada değerlendirmek istedim. Yasal olarak kurulan BDDK denetiminde bir bankaya para yatırmış olmamın suçlama konusu yapılmasını doğru bulmuyorum. Herhangi bir emir direktif veya telkinle para yatırdığım iddiası doğru değildir.

YANLIŞLIKLA YAPILAN EKREM DUMANLI PAYLAŞIMI

Ben Ekrem Dumanlı isimli şahsı tanımam. Sosyal medya hesabım üzerinden adı geçen kişinin fotosunu paylaşmadım. Belki haber okuduğum sırada yanlışlıkla haber eklentisini tıklamış olabilirim. Daha sonra yanlışlıkla yaptığım paylaşımları kaldırdım. Bu haber de kaldırılmıştır. Bu güne kadar suç teşkil eden paylaşımım olmadı. Fikir hürriyeti kapsamında yaptığım paylaşımların suç teşkil etme imkânı bulunmamaktadır. Aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

OYUN OYNAMAK İÇİN DERNEĞE ÜYE OLMUŞ

Abant Çalışanlar Derneğine üye olduğum doğrudur. İnternet oyunlarına düşkünlüğüm vardır. Bu dernekte sağlık çalışanlarının sosyalleşmesine yardım eden bir dernekti. İnternet oyunları oynamak için üye olup bir kaç kez oyun oynamak için uğradım. Bunun dışında dernekle ilgim bulunmamaktadır. Dernekler masasına kayıtlı ve faaliyetleri kolluk ekipleri tarafından takip edilen bir derneğe üyeliğimin suç kabul edilmesi mümkün değildir. Benim hasbelkader tanıdığım bir kişi nedeniyle uzun süre tutuklu bırakılmam ve ağır bedeller ödemem hakkaniyetli değildir. Kaçmam ve saklanmam söz konusu olamamasına rağmen tutuklanma karar verilmesini doğru bulmuyorum. Yasa dışı hiçbir faaliyetim olmadı. Tahliyemin ve devamında da beraatımı talep ediyorum.”


ESRA BOZ

Görevinden ihraç edilen hemşire Esra Boz, “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben AİBÜ Hemşirelik Fakültesi’nden mezun oldum. Öğrenci olduğum dönemde üç yıl devlet yurdunda kaldım. Son sene KPSS’ye çalışmak için eve ayrıldım. Kaldığım ev örgütle bağlantısı olan bir ev değildi. Eve tek başıma çıktım. 2014’te KPSS ile Bolu’ya atandım. Bir müddet kaldıktan sonra Nisan ayında Gerede Devlet Hastanesi acilde görevlendirildim. 2015’te evlendim. 15 Temmuz sonrasında hain darbe girişimini geçekleştiren şahıslarla ilişkilendirilerek görevimden ihraç edildim. Benim yasalara aykırı eylemim olmadı. Meslek hayatım boyunca soruşturma dahi geçirmedim. Darbe gecesi uyuduğum için olayları bile takip edemedim. Buna rağmen terör örgütü suçlamasıyla huzurda olmayı şahsım ve ailem için saygısızlık olarak görüyorum. Aleyhime beyanda bulunan Nazire Ç. isimli şahıs devlet yurdunda beraber kaldığım arkadaşımdı. Rahatsızlandığı anda hemşirelik okumam nedeniyle ilkyardım yaptım. Tanışıklığım bundan ibarettir. Niye aleyhe beyanda bulunduğunu bilemiyorum. Kendisinin nörolojik rahatsızlık yaşadığını bilmekteyim. Aleyhime hiçbir beyanını kabul etmiyorum.

“BELEDİYENİN SUÇLANMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Bankasya’da hesabım olduğu doğrudur. Bu hesabı ATM’si yakın olduğu için 2011’de açtırmıştım. Toplu taşımada bu bankanın temassız kart kullanıldığı için ister istemez banka ve kartı bir dönem kullandım. Fakat bu durumun aleyhime kullanılmasını kabul etmemekteyim. Eğer bu suç teşkil ediyorsa öncelikle adı geçen bankanın kartını kullanmayı zorunlu kılan belediyenin suçlanması gerektiğini düşünüyorum. Adı geçen bankanın bir dönem ülkenin futbol liglerine sponsor olduğu bilinmektedir. Başka bankalarda mevduat hesaplarım da bulunmaktadır. Bu yöndeki suçlamayı kabul etmiyorum.

DERNEK FORMUNDAKİ YAZILAR KARŞILAŞTIRILSIN

Benim Detay Mimarlık Mühendislik Derneğine üyeliğim bulunmamaktadır. Bu tespitte hata olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki bir hemşire olarak mühendis ve teknik elemanların derneğine üye olmam da beklenemez. Hangi yollarla niçin üye yapıldığım konusunda da bilgim yoktur. Mahkemenizden derneğin kayıtlarına ulaşarak bu hususun açığa kavuşturulmasını talep ediyorum. Gerekirse üye formundaki yazıların benim yazımla karşılaştırılmasını talep etmekteyim. Bu yöndeki iddiayı kabul etmiyorum.

YÜKSEK LİSANS İÇİN SENDİKA ÜYELİĞİ

Ben kamu görevine başladıktan sonra evlilik ve iş nedeniyle yüksek lisans yapmaya fırsat bulamadım. Ne yapabileceğimi araştırdığım sırada Ufuk Sağlık Sendikasına bağlı çalışanların uzaktan eğitim yöntemiyle yüksek lisans tamamlamasına yönelik imkan olduğunu gördüm. Uzaktan eğitimle yüksek lisansımı tamamlayabileceğim düşüncesi oldu. Sendikaya üye olduktan sonra araya düğün telaşı girince kariyer planımı rafa kaldırdım. Fakat sendikaya üye olmuştum. 2016 Ocak ya da Şubat’ta da üyeliğimi sonlandırdım. Bu durumun suçlamaya delil yapılmasını kabul etmiyorum.

“ADNAN DAYLAN’I TANISAYDIM ONDAN İŞ İSTERDİM”

Sonu 9983’le biten telefon benimdir. Bu telefonun Adnan Daylan isimli kişinin irtibatı bulunduğu belirtilmiştir. Ben adı geçen şahsı kesinlikle tanımam. Darbe teşebbüsü sonrası adını öğrendim. Zengin bir kişi olduğunu öğrendim. İrtibatım olsaydı öncelikle iş istemek maksadıyla konuşurdum. Ben mezun olduktan sonra işsiz kaldım. Bu görüşmenin ne şekilde gerçekleştiğini bilmiyorum. Yanlış bir tespit olabilir. Mustafa Yurttaş’ı tanımam. Eşinin düşük ihtimali sebebiyle iğne yaptığım kişidir. Fakat Mustafa Yurttaş’la hiç irtibatım olmadı. Sonu 7569’la biten GSM hattı adıma kayıtlı olmakla birlikte benim tarafımdan kullanılmakta değildir. Bir ara yurtta yeni arkadaşlarımın beni aralarına kabul etmelerini istiyordum. İçlerinden biri benden GSM hattı istedi. İsminin Tuğba olduğunu bildiğim kişinin ricasını kırmayarak hat alıp vermiştim. Bu hat bu kişi tarafından kullanıldı. 2015 yılında e devlet üzerinden yaptığım kontrolde hattın açık olduğunu gördüm. Şahsa ulaşarak kapatmasını istedim. Levent Sönmez isimli şahsı hiç tanımam. Yapılan görüşmenin benle ilgisi yoktur.

“VATANIMA VE MİLLETİME HİÇBİR YANLIŞIM OLMADI”

Kayıtlar incelendiğinde iki kez yurtdışına çıktığım görülecektir. Biri AB projesi kapsamında Belçika’ya yapılan mesleki gezidir. Belçika’da meslekle alakalı bilgi arttırıcı seyahat gerçekleştirmiştik. Geziye Sağlık İl Müdürlüğü’nden başvurmuştum. Fakat koordinatör kim bilmiyorum. İkinci seyahat tamamen turistik amaçlıdır. Romanya, Çek Cumhuriyeti ve Makedonya’yı kapsayan bir balkan turuydu. Eşimle gitmeyi planlamıştık. Düğün tarihi ertelendiği için ben gidebildim. Bu gezi sırasında cemaate müzahir bir yer ziyaret edilmedi. Bir tur operatörü tarafından organize edilmişti. Dolayısıyla terör örgütüyle bağlantısı bulunmamaktadır. Ben bugüne kadar mesleğimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Vatanıma ve milletime hiçbir yanlışım olmadı. Suçsuzum. Mahkemenizden beraatime karar verilmesini talep ediyorum.

İ.G. (Uzman Doktor) Görevine iade edilen ve Gerede’de doktor olarak çalışan İ.G. iddianamedeki hakkındaki suçlamalara yanıt verdi. Örgütle bir ilgisi olmadığını bunun en iyi kanıtının da görevine geri iade edilmesi olduğunu belirten İ.G., “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben hiçbir şekilde terör örgütü üyesi değilim. Savunmamı yazılı olarak da sunuyorum. Bankasya hesabımı açtırmamda örgütsel bir bağ kesinlikle yoktur. Bankaya güven olduğunu 17-25 Aralık’tan sonra birikiminiz artık güvenli ellerde demişlerdi. Kamunun desteği arkanızdadır deyince faizsiz bankacılık hassasiyetim sebebiyle birikimlerimi buraya yönlendirdim. Yurtdışına da oğlumla gittim. Hepsi turistik gezilerdir. Mustafa Onur ile olan iletişimimiz bir sipariş üzerinedir. Aldığım duşa kabin gelmeyince telefonla sık sık görüşmek durumunda kaldım. Çocuklarımı örgüte müzahir okullara gönderdiğim konusunda çocuklarımın tamamen iyi eğitim almasını sağlamak ve devletin denetimindeki okullardan biri olması sebeptir.

“S.A. (Uzman Doktor) Bolu’da akademisyenler dosyasında eşi Suzi Selim A. sanık olarak yargılanan Doktor S.A. iddialara yanıt verdi: “Faizsiz bankacılık hizmetleri sebebiyle Bankasya’da hesap açtırdım. 2013 Aralık öncesi Bankasya hesabımda mevduat olmasına rağmen bu tarihten sonra hesabımın azaldığı görülecektir. İnternet bankacılığı üzerinden kullandığım için de çok sayıda katılım hesabı açıldığını düşünüyorum. Bankasya hesabım 2013 öncesine aittir ve gözle görülür bir artış bulunmamaktadır. Eşimin hakkındaki iddialar benimle ilgili değildir. Eşimden de terör örgütüne ilişkin bir söz işitmedim. 10 aydır Gerede’de uzman doktor olarak çalışıyorum. 2016’da göreve gelir gelmez bir gün bile çalışmadan görevimden uzaklaştırıldım. Ve o tarihten bu yana çeşitli mağduriyetler yaşadım. Daha sonra da görevime geri döndüm. Bankasya dışında aleyhimde hiçbir iddia ve isnat yoktur. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum.

“Duruşma sonunda Mahkeme Ersin Ekinci’nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi. 5 Aralık 2017’ye ertelenen duruşmada iki kişi de tanık olarak dinlenecek.

Geredemedya



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ